• 2:45 Bakara: 45

    (Her konuda ve zorluk durumunda) Sabır (sebat)la ve namazla (Allah’a sığınıp) yardım isteyin. Ancak bu, (Rablerine kavuşacaklarına, O’na dönüp huzuruna çıkacaklarına inanan ve) Allah’tan saygıyla korkanlardan (başkasına namaz ve sabır) elbette büyük ve ağır (bir yük gibi) gelir (altında ezilip kalırlar; ya terk edip bırakırlar veya baştan savma kılarlar).

  • 17:106 İsrâ: 106

    Biz Onu bir Kur’an olarak, insanlara (anlamaları ve uyum sağlamaları için) dura dura ve belli aralıklarla okuyasın diye (bölüm bölüm, surelere ve ayetlere) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile (yirmi üç senede) indirdik.

  • 17:107 İsrâ: 107
    Secde

    De ki: "(Artık) İster ona inanın, ister inanmayın; çünkü bu (Kur’an), daha önce kendilerine ilim verilenlerden (halis ve salih kimselere) okunduğu zaman, yüzüstü yere kapanarak hemen secdeye gidilmektedir.”

  • 17:109 İsrâ: 109

    (İlim ve irfan ehli Kur’an’ı dinledikçe) Yüzüstü (yere) kapanıp ağlayarak (gözyaşı dökmektedirler) ve (Kur’an) onların huşû (saygı dolu korku)larını artırıvermektedir.

  • 41:39 Fussilet: 39

    O'nun (Yüce Allah’ın ibret ve hikmet dolu) ayetlerinden biri de, Senin gerçekten (güz ve kış mevsimlerinde) yeryüzünü huşû içinde (solmuş, boynu bükülmüş ve kupkuru kesilmiş) gördüğün (tabiatı, kış ve kuraklık mevsiminin ardından), Biz onun üzerine (baharda) suyu (yağmuru) indirdiğimiz zaman (tekrar) deprenip kabarması (böylece rengârenk bitkiler ve meyveler çıkarması)dır. Şüphesiz onu (donmuş ve kurumuş toprağı böyle) dirilten, ölüleri de elbette dirilticidir. Çünkü O, her şeye güç yetirendir.

  • 2:45 Bakara: 45

    وَاسْتَعٖينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَبٖيرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِعٖينَۙ

    (Her konuda ve zorluk durumunda) Sabır (sebat)la ve namazla (Allah’a sığınıp) yardım isteyin. Ancak bu, (Rablerine kavuşacaklarına, O’na dönüp huzuruna çıkacaklarına inanan ve) Allah’tan saygıyla korkanlardan (başkasına namaz ve sabır) elbette büyük ve ağır (bir yük gibi) gelir (altında ezilip kalırlar; ya terk edip bırakırlar veya baştan savma kılarlar).

  • 17:106 İsrâ: 106

    وَقُرْاٰنًا فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْزٖيلًا

    Biz Onu bir Kur’an olarak, insanlara (anlamaları ve uyum sağlamaları için) dura dura ve belli aralıklarla okuyasın diye (bölüm bölüm, surelere ve ayetlere) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile (yirmi üç senede) indirdik.

  • 17:107 İsrâ: 107
    ساجد
    Secde

    قُلْ اٰمِنُوا بِهٖٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذٖينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهٖٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّدًاۙ

    De ki: "(Artık) İster ona inanın, ister inanmayın; çünkü bu (Kur’an), daha önce kendilerine ilim verilenlerden (halis ve salih kimselere) okunduğu zaman, yüzüstü yere kapanarak hemen secdeye gidilmektedir.”

  • 17:109 İsrâ: 109

    وَيَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزٖيدُهُمْ خُشُوعًا

    (İlim ve irfan ehli Kur’an’ı dinledikçe) Yüzüstü (yere) kapanıp ağlayarak (gözyaşı dökmektedirler) ve (Kur’an) onların huşû (saygı dolu korku)larını artırıvermektedir.

  • 41:39 Fussilet: 39

    وَمِنْ اٰيَاتِهٖٓ اَنَّكَ تَرَى الْاَرْضَ خَاشِعَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْۜ اِنَّ الَّذٖٓي اَحْيَاهَا لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۜ اِنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌ

    O'nun (Yüce Allah’ın ibret ve hikmet dolu) ayetlerinden biri de, Senin gerçekten (güz ve kış mevsimlerinde) yeryüzünü huşû içinde (solmuş, boynu bükülmüş ve kupkuru kesilmiş) gördüğün (tabiatı, kış ve kuraklık mevsiminin ardından), Biz onun üzerine (baharda) suyu (yağmuru) indirdiğimiz zaman (tekrar) deprenip kabarması (böylece rengârenk bitkiler ve meyveler çıkarması)dır. Şüphesiz onu (donmuş ve kurumuş toprağı böyle) dirilten, ölüleri de elbette dirilticidir. Çünkü O, her şeye güç yetirendir.