-
5:12
Maide: 12
Andolsun, Allah İsrailoğullarından kesin söz (misak) almış (ve onları denemişti). Onlardan on iki güvenilir-gözetleyici (başkan seçip) göndermiştik. Ve Allah onlara şöyle demişti: "Gerçekten Ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekâtı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah'a güzel bir borç verirseniz (ahiret yatırımı olarak hayır hasenata yönelirseniz), şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlere sokarım. Artık bundan sonra sizden kim inkâr ederse, o kesinlikle dümdüz bir yolun ortasından sapmıştır."
-
7:68
A'raf: 68
"Ben size Rabbimin risaletini (gönderdiği emir ve haberleri) tebliğ ediyorum. Ve ben sizin için güvenilir bir öğüt vericiyim" (diyerek onların hakaretlerini sabır ve dirayetle karşılamıştı).
-
12:54
Yusuf: 54
(Bu yüksek meziyet ve marifetlerini fark eden Mısır Meliki Firavun olan) Kral; “Onu bana getirin”, diyerek (Hz. Yusuf’u yanına istemişti). “Onu kendime özel (dost ve danışman) yapayım” demişti. Kendisiyle konuşup (ondaki olgunluğu görünce, Yusuf’a): “Sen artık bugün yanımızda mevki sahibi, güvenilir (bir kimse)sin ve artık (çekinme) emniyettesin” (diye teminat vermişti).
-
26:107
Şuarâ: 107
“Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.”
-
26:125
Şuarâ: 125
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
-
26:143
Şuarâ: 143
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
-
26:162
Şuarâ: 162
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
-
26:178
Şuarâ: 178
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim (o halde beni dinleyin ve bana güvenin)."
-
27:39
Neml: 39
Cinnlerden bir ifrit şöyle demişti: “Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim” (teklifini iletmişti).
-
28:26
Kasas: 26
(Kızlarından) İkisinden biri: “Babacığım onu ücretli olarak tut. Çünkü gerçekten ücretle tutulacakların en iyisi ise, elbette böyle güçlü kuvvetli ve güvenilir (olan) kişidir” diye (hatırlatıverdi).
-
29:67
Ankebut: 67
(Müşrikler) Görmediler mi ki, onların çevrelerinde (civar kabilelerde ve ülkelerde yaşayan) insanlar (yakalanıp götürülerek) kapılıp-yağma edilirken, Biz Harem'i (Mekke'yi) güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? (Kureyş Suresi’nde de bu anlatılmaktadır.) Yine de onlar, bâtıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlüğe mi kalkışmaktadırlar?
-
44:18
Duhân: 18
"Allah’ın kullarını (İsrailoğullarını) bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir peygamberim" diye (davet etmişti).
-
81:21
Tekvir: 21
(Hz. Cebrail ki) Kendisine (hürmet ve) itaat edilendir, O, çok yüksek ve uzak makamlardaki; (olgunlaştırma ve haber ulaştırma görevlisidir ve) en güvenilir Zat’tır. [Not: Ayetteki “semme” kelimesinin “sümme=sonra” ile karıştırılması yanlıştır. “Semme” kelimesi; uzak ve yüksek makamdakiler, tamir ve tekâmülle görevliler anlamındadır. Bu ayette Efendimize, Ahir Zaman Elçisine de işaret buyrulmaktadır.]
-
5:12
Maide: 12
وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ مٖيثَاقَ بَنٖٓي اِسْرَٓاءٖيلَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَقٖيبًاۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّٖي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُلٖي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّبٖيلِ
Andolsun, Allah İsrailoğullarından kesin söz (misak) almış (ve onları denemişti). Onlardan on iki güvenilir-gözetleyici (başkan seçip) göndermiştik. Ve Allah onlara şöyle demişti: "Gerçekten Ben sizinle birlikteyim. Eğer namazı kılar, zekâtı verir, elçilerime inanır, onları savunup-desteklerseniz ve Allah'a güzel bir borç verirseniz (ahiret yatırımı olarak hayır hasenata yönelirseniz), şüphesiz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlere sokarım. Artık bundan sonra sizden kim inkâr ederse, o kesinlikle dümdüz bir yolun ortasından sapmıştır."
-
7:68
A'raf: 68
اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّٖي وَاَنَا۬ لَكُمْ نَاصِحٌ اَمٖينٌ
"Ben size Rabbimin risaletini (gönderdiği emir ve haberleri) tebliğ ediyorum. Ve ben sizin için güvenilir bir öğüt vericiyim" (diyerek onların hakaretlerini sabır ve dirayetle karşılamıştı).
-
12:54
Yusuf: 54
وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونٖي بِهٖٓ اَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْسٖيۚ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ اِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَكٖينٌ اَمٖينٌ
(Bu yüksek meziyet ve marifetlerini fark eden Mısır Meliki Firavun olan) Kral; “Onu bana getirin”, diyerek (Hz. Yusuf’u yanına istemişti). “Onu kendime özel (dost ve danışman) yapayım” demişti. Kendisiyle konuşup (ondaki olgunluğu görünce, Yusuf’a): “Sen artık bugün yanımızda mevki sahibi, güvenilir (bir kimse)sin ve artık (çekinme) emniyettesin” (diye teminat vermişti).
-
26:107
Şuarâ: 107
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
“Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.”
-
26:125
Şuarâ: 125
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
-
26:143
Şuarâ: 143
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
-
26:162
Şuarâ: 162
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
-
26:178
Şuarâ: 178
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim (o halde beni dinleyin ve bana güvenin)."
-
27:39
Neml: 39
قَالَ عِفْرٖيتٌ مِنَ الْجِنِّ اَنَا۬ اٰتٖيكَ بِهٖ قَبْلَ اَنْ تَقُومَ مِنْ مَقَامِكَۚ وَاِنّٖي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ اَمٖينٌ
Cinnlerden bir ifrit şöyle demişti: “Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim” (teklifini iletmişti).
-
28:26
Kasas: 26
قَالَتْ اِحْدٰيهُمَا يَٓا اَبَتِ اسْتَأْجِرْهُۘ اِنَّ خَيْرَ مَنِ اسْتَأْجَرْتَ الْقَوِيُّ الْاَمٖينُ
(Kızlarından) İkisinden biri: “Babacığım onu ücretli olarak tut. Çünkü gerçekten ücretle tutulacakların en iyisi ise, elbette böyle güçlü kuvvetli ve güvenilir (olan) kişidir” diye (hatırlatıverdi).
-
29:67
Ankebut: 67
اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ
(Müşrikler) Görmediler mi ki, onların çevrelerinde (civar kabilelerde ve ülkelerde yaşayan) insanlar (yakalanıp götürülerek) kapılıp-yağma edilirken, Biz Harem'i (Mekke'yi) güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? (Kureyş Suresi’nde de bu anlatılmaktadır.) Yine de onlar, bâtıla inanıp Allah'ın nimetlerine nankörlüğe mi kalkışmaktadırlar?
-
44:18
Duhân: 18
اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
"Allah’ın kullarını (İsrailoğullarını) bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir peygamberim" diye (davet etmişti).
-
81:21
Tekvir: 21
مُطَاعٍ ثَمَّ اَمٖينٍۜ
(Hz. Cebrail ki) Kendisine (hürmet ve) itaat edilendir, O, çok yüksek ve uzak makamlardaki; (olgunlaştırma ve haber ulaştırma görevlisidir ve) en güvenilir Zat’tır. [Not: Ayetteki “semme” kelimesinin “sümme=sonra” ile karıştırılması yanlıştır. “Semme” kelimesi; uzak ve yüksek makamdakiler, tamir ve tekâmülle görevliler anlamındadır. Bu ayette Efendimize, Ahir Zaman Elçisine de işaret buyrulmaktadır.]
-
5:12
Maide: 12
وَلَقَدْ اَخَذَ اللّٰهُ مٖيثَاقَ بَنٖٓي اِسْرَٓاءٖيلَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَقٖيبًاۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّٖي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُلٖي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّبٖيلِ
-
7:68
A'raf: 68
اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّٖي وَاَنَا۬ لَكُمْ نَاصِحٌ اَمٖينٌ
-
12:54
Yusuf: 54
وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونٖي بِهٖٓ اَسْتَخْلِصْهُ لِنَفْسٖيۚ فَلَمَّا كَلَّمَهُ قَالَ اِنَّكَ الْيَوْمَ لَدَيْنَا مَكٖينٌ اَمٖينٌ
-
26:107
Şuarâ: 107
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
-
26:125
Şuarâ: 125
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
-
26:143
Şuarâ: 143
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
-
26:162
Şuarâ: 162
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
-
26:178
Şuarâ: 178
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
-
27:39
Neml: 39
قَالَ عِفْرٖيتٌ مِنَ الْجِنِّ اَنَا۬ اٰتٖيكَ بِهٖ قَبْلَ اَنْ تَقُومَ مِنْ مَقَامِكَۚ وَاِنّٖي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ اَمٖينٌ
-
28:26
Kasas: 26
قَالَتْ اِحْدٰيهُمَا يَٓا اَبَتِ اسْتَأْجِرْهُۘ اِنَّ خَيْرَ مَنِ اسْتَأْجَرْتَ الْقَوِيُّ الْاَمٖينُ
-
29:67
Ankebut: 67
اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ
-
44:18
Duhân: 18
اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
-
81:21
Tekvir: 21
مُطَاعٍ ثَمَّ اَمٖينٍۜ