-
2:112
Bakara: 112
Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini (yüzünü ve özünü) Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi katında ecri (verilecektir). Onlar (böylece) asla korku duymayacak ve mahzun da olmayacak (kimselerdir).
-
2:128
Bakara: 128
“Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yerlerini, şekillerini ve ilkelerini öğretip) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve Esirgeyensin.”
-
2:131
Bakara: 131
O vakit ki Rabbi ona: "(İslam’a) Teslim ol, selamet bul" dediğinde (o: Ben her konuda) "Âlemlerin Rabbine teslim oldum" yanıtını vermişti.
-
2:133
Bakara: 133
Yoksa siz, Yakub'un ölüm anında, orada (hazır bulunan) şahitler miydiniz? (Hayır, bu tarihi gerçekleri Biz Sana bildirmekteyiz.) Ne zaman ki o, oğullarına: "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediğinde, onlar: "Senin İlahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın İlahı olan tek bir İlaha ibadet edeceğiz; bizler O’na teslim olanlarız, Müslüman (insan)larız" demişlerdi.
-
2:136
Bakara: 136
(Onlara) Deyin ki: “Biz Allah'a; bize indirilene (Kur’an-ı Kerim’e), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile, bütün peygamberlere Rabblerinden kendilerine verilenlere (Tevrat ve İncil gibi kutsal metinlerin orijinaline) iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz (bütün peygamberleri ve kutsal metinleri hak biliriz) ve biz O'na teslim olmuş kimseleriz.”
-
2:155
Bakara: 155
Andolsun, Biz sizi; biraz korkuyla (doğal ve sosyal afetler ve düşman saldırılarıyla), açlık (ve kıtlıkla) ve bir parça da mallardan, canlardan ve semerat (ürün ve evlatlar)dan noksanlaştırmakla (hastalık ve sakatlıkla) imtihan edeceğiz. (Tedbirli ve temkinli hareket ederek) Sabır (sükûnet ve teslimiyet) gösterenleri müjdele (ki, sadece onlar sevaba ve başarıya erişeceklerdir).
-
2:156
Bakara: 156
(Sabır ehli mü’minlere) Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: “Biz kesinlikle Allah içiniz (O'ndan gelmişiz, O’nun rızası ve davası peşindeyiz) ve şüphesiz (öldükten sonra da tekrar) O'na dönücüleriz.”
-
3:20
Âl-i İmrân: 20
(Ey Nebim!) Eğer Seninle çekişip-tartışırlarsa, de ki: "Ben, Bana uyanlarla birlikte, kendimi Allah'a teslim ettim." Ve kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Siz de (Kur’an’a ve Bana) teslim oldunuz mu? (Söyleyin!)” Eğer (İslam’a ve Kur’an’a) teslim oldularsa, gerçekten hidayete ermişlerdir. Fakat yüz çevirdilerse, artık Sana düşen yalnızca tebliğ (etmek)dir. Allah, kullarını hakkıyla Görendir.
-
3:26
Âl-i İmrân: 26
De ki: “Ey mülkün (cümle kâinatın ve bütün varlıkların) gerçek sahibi olan Allah’ım!.. Sen mülkü (devlet ve serveti) dilediğine verirsin ve dilediğinden de mülkü (nimet ve fazileti) çeker alırsın... (Allah’ım, Sen) Dilediğini (ve layık gördüğünü) aziz eder, yüceltirsin; dilediğini (ve hak edeni) de zelil eder alçaltırsın. Ve her türlü hayır ve iyilik Senin elindedir. Gerçekten Sen her şeye Kâdir’sin.”
-
3:83
Âl-i İmrân: 83
Peki onlar, (hâlâ) Allah'ın dininden (ve Hakk düzeninden) başka bir din (ve bâtıl bir sistem) mi arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde her ne var ise, -istese de, istemese de- O'na teslim olmuş (vaziyettedir, mecburiyetindedir) ve (herkes ve her şey) O'na döndürülmektedir!
-
3:84
Âl-i İmrân: 84
De ki: "Biz Allah'a, bize indirilen (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve (peygamber olan) torunlarına indirilen (İlahi kurallara), Musa'ya, İsa'ya ve bütün peygamberlere Rablerinden verilen (inanç, ahlâk ve adalet esaslarına) iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayrılık gözetmeyiz. Ve biz O'na (Allah’a, Kur’an’a ve Resulüllah’a tam) teslim olmuş (mü’minleriz)."
-
4:65
Nisa: 65
(Ey Nebim!) Hayır (onların zannettiği gibi) değil; Senin Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde Seni hakem kılıp, sonra Senin verdiğin hükme, (hem de) içlerinde hiçbir sıkıntı (ve gizli itiraz) duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, onlar hakkıyla iman etmemişlerdir. (Çünkü iman; Ayet ve Hadisleri kutsal ölçü edinmeyi gerektirir. Bu ayete göre adil devlet ve hükümet kararlarına da itaat edilmelidir.)
-
4:125
Nisa: 125
İyilik yaparak vechini (yüzünü ve özünü) Allah'a teslim etmiş bulunan ve hanif (tertemiz Tevhid inancına sahip) olan İbrahim'in milletine (ve halis İslam düşüncesine) uyandan daha güzel dinli (ve gerçek istikametli) kim vardır? Allah, İbrahim'i dost edinip (rızasına ve yakınlığına ulaştırmıştır).
-
5:44
Maide: 44
Hakikat şu ki, içinde bir hidayet ve nur bulunan Tevrat'ı Biz indirdik. (Allah'a) Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyyun) ve yüksek bilginler (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahitler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse (ey bilgili ve yetkili kimseler!) insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim (hükümet ederken, hâkimlik ve hakemlik yaparken) Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse (siyasi, ekonomik, ilmi ve ahlâki konularda çözüm üretirken ve kanun hazırlarken, hiçbir engelleyici mazeret ve mecburiyeti bulunmadığı halde, Kur’an’ın emir ve yasaklarını temel ölçü edinmezse); işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
-
6:71
En'am: 71
De ki: “Allah’ın dışında bize yararı ve zararı olmayan başka şeylere mi yalvarıp tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yeryüzünde şaşkınca bıraktıkları, (mü'min ve müstakim) arkadaşlarının da: 'Doğru yola, bize gel' diye kendisini çağırdığı (ama lafını duyuramadığı) kimse gibi, topuklarımız üzerinde gerisin geri (bâtıla) mı döndürülüp (sapıtalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. (Gerçek hidayet O’nun hidayetidir.) Ve biz (kendimizi) âlemlerin Rabbine teslim etmekle emrolunduk.” (Kurtuluş İslam’dadır.)
-
16:28
Nahl: 28
Kendi nefislerine zulmetmiş kimseler olarak melekler onların canlarını aldıklarında ise, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diye (yalan mazeretler ileri sürüp çaresiz bir) teslimiyet (ve acziyet) içinde kıvranırlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı Bilendir (denilecektir).
-
16:81
Nahl: 81
Allah, sizin için yarattığı şeylerden (ağaçlardan ve çadırlardan) gölgelikler hazırladı. Dağlarda da sizin için barınaklar-siperler yaptı; sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, sizi savaşınızda (zorluklara karşı) koruyacak (zırhlı) giyimlikler de var edip sağladı. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır, umulur ki (Allah’ın dinine) teslim olursunuz (ve Müslümanca yaşarsınız diye bütün bunları yarattı).
-
16:87
Nahl: 87
O gün (artık mecburen herkes) Allah'a teslimiyet göstereceklerdir ve uydurdukları (yalancı ilahlar ve sahte kurtarıcılar) da onlardan çekilip-uzaklaşıverecektir.
-
22:34
Hacc: 34
Biz her ümmet için bir “Mensek (ibadet ve hizmet şekli)” kıldık, O'nun kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar diye (bunları kararlaştırdık). İşte sizin İlahınız bir tek İlahtır, artık yalnızca O'na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara (ve mütevazı kullarıma) müjde ver.
-
27:38
Neml: 38
(Elçinin gitmesinden sonra Süleyman:) “Ey önde gelenler, onlar bana teslim olmuş (Müslüman)lar olarak gelmeden önce, sizden hanginiz o (kadının) tahtını bana getirebilir?” dedi.
-
27:44
Neml: 44
Ona: “Köşke gir” denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman) Dedi ki: “Gerçekte bu, (mucizevi teknolojilerimizle düzeltilmiş ve özel üretilmiş) saydam camdan yapılma (tabanı harika donatılmış ve tavanı açık bırakılmış) şeffaf kristalden bir köşk-zemindir.” (Belkıs) Dedi ki: “Rabbim, gerçekten ben (şimdiye kadar Müslüman olmamakla) kendime zulmetmişim; (artık) ben Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” (deyip İslam’a girmişti).
-
29:46
Ankebut: 46
Onlardan (Müslümanlara ve mazlum insanlara) -zulmedenleri hariç olmak üzere- Ehl-i Kitapla (kabalık ve zorbalıktan uzak) sadece en güzel yaklaşımla (ahsen ahlâkıyla fikri) mücadele yapın ve onlara deyin ki: “Bize indirilen (Kur’an’a) da, size indirilen(lerin aslına) da inandık. Bizim İlahımız ve sizin İlahınız (gerçekte aynıdır) birdir. (Ne var ki) Biz O'na teslim olanlardanız (ve şirkin her türlüsünden sakınanlarız).” [Not: “Kitap Ehli” kavramı: Kendi yazdıkları ve yozlaştırdıkları kitaplar üzerinde yoğunlaşıp, Tevrat ve İncil’in aslını unutan Yahudi ve Hristiyanlar gibi, insanların kendi anlayışlarına, hatta hevâlarına göre yazdıkları te’vil ve yorum kitaplarıyla meşgul olan ve Kur’an-ı Azimüşşan’ı terk edilmiş bırakan Müslümanları da kapsayan ve uyaran bir kavramdır. (Bak: Furkan; 30. ayet)]
-
31:22
Lokman: 22
Kim (samimi, seviyeli, güzel ve iyi) davranışlar içinde (sorumlu ve şuurlu bir mü'min ve) muhsin olarak kendisini bütünüyle Allah'a teslim ederse (özünü ve yüzünü Kur’an’a dönerse), o en sağlam kulpa yapışmış (ve kurtuluşa ulaşmış)tır. Zaten bütün işlerin sonu Allah'a (varacak)dır.
-
33:22
Ahzâb: 22
(Sadık ve sağlam) Mü’minler ise (düşman) birliklerini gördükleri zaman (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah'ın ve Resulü’nün bize va’ad ettiği (ve haber verdiği) şeydir (zalim ve güçlü saldırganları yenmek için bize manevi yardım edilecektir); Allah ve Resulü doğru söylemiştir." Ve (bu tehdit ve tehlikeler) sadece onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırmaktan (başka sonuç doğurmayacaktır).
-
33:56
Ahzâb: 56
Kesin bir gerçektir ki; Allah ve O’nun melekleri (ve kâinattaki tüm görevlileri ve enerji (nur) güçleri Hz.) Peygambere sürekli (saygıyla) salât edip (destek vermekte ve dua etmektedirler. Öyle ise) Ey iman edenler, siz de Ona (hürmet ve muhabbetle) salât edin (Hz. Peygamberin sünnetine ve hayat sistemine uyuverin ve Hakk Dinin hâkimiyeti için gayret gösterin) ve tam bir teslimiyetle Ona salâtü selam getirin. (Resulüllah’a saygılı ve itaatli davranın.)
-
37:26
Sâffât: 26
Evet, doğrusu, bugün onlar (mecburen Allah’ın hükmüne) teslim olmuşlardır.
-
39:54
Zümer: 54
(Öyle ise) Azap size gelip çatmadan evvel, içtenlikle (tevbe ederek) Rabbinize yönelip-dönün ve O'na teslim olun (ki kurtuluşa ulaşasınız). Sonra size yardım olunmaz (sahip çıkan da bulamazsınız).
-
40:66
Mü'min: 66
(Ey Resulüm!) De ki: "Bana (Rabbimden) apaçık belgeler (Kur’ani hükümler) gelince, sizin Allah'tan başka taptıklarınıza kulluk etmekten kesin olarak menedildim (yasaklandım ve uzaklaştırıldım) ve âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunmuş (bulunmaktayım ve zaten daha önce de asla şirke bulaşmamıştım.)"
-
44:18
Duhân: 18
"Allah’ın kullarını (İsrailoğullarını) bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir peygamberim" diye (davet etmişti).
-
49:14
Hucurât: 14
Bedeviler (her asırdaki cahil, gafil ve menfaatçi kesimler; kavim ve kabilesiyle övünen kimseler): "Biz de iman ettik" derler. (Onlara) De ki: "(Hayır) Siz (hâlâ) iman etmediniz; ancak (mecburen ve görünüşte) İslam (veya teslim) olduk deyin.” (Çünkü) İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Resulüne (tam iman ve) itaat ederseniz (Kur’an ve Sünnet ölçülerine göre hayatınızı düzenlerseniz), O (zaman Allah CC) sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmeyecek (ve emeklerinizi boşa vermeyecektir). Şüphesiz Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.
-
62:11
Cum'a: 11
(Ey Resulüm!) Oysa onlar, (hayat; iman ve imtihandır şuuruna ulaşmayanlar) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman, (hemen) ona yönelip sökün ederek dağılıp gittiler ve Seni (hutbede) ayakta (yalnız) bırakıverdiler. (Kalben ve tamamen Allah'a ve İslam'a teslim olmayanların tavrı böyledir.) De ki: "Allah'ın katında bulunan (nimet ve faziletler), eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (O, takdir ve taksiminde Kerim’dir, cömerttir, adildir ve rızkınıza kefildir.)
-
72:14
Cinn: 14
“Ve elbette bizden (cinnlerden) Müslüman olanlar da vardır, (sapıtıp haddini aşarak inkâr ve isyanla) Hakk’tan cayanlar ve zulme kayanlar da (bulunmaktadır). İşte (Allah'a) teslim olanlar, artık onlar 'gerçeği ve doğruyu' araştırıp-bulanlardır.”
-
2:112
Bakara: 112
بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّهٖۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟
Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini (yüzünü ve özünü) Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi katında ecri (verilecektir). Onlar (böylece) asla korku duymayacak ve mahzun da olmayacak (kimselerdir).
-
2:128
Bakara: 128
رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحٖيمُ
“Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yerlerini, şekillerini ve ilkelerini öğretip) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve Esirgeyensin.”
-
2:131
Bakara: 131
اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَمٖينَ
O vakit ki Rabbi ona: "(İslam’a) Teslim ol, selamet bul" dediğinde (o: Ben her konuda) "Âlemlerin Rabbine teslim oldum" yanıtını vermişti.
-
2:133
Bakara: 133
اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَنٖيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْدٖيۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
Yoksa siz, Yakub'un ölüm anında, orada (hazır bulunan) şahitler miydiniz? (Hayır, bu tarihi gerçekleri Biz Sana bildirmekteyiz.) Ne zaman ki o, oğullarına: "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediğinde, onlar: "Senin İlahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın İlahı olan tek bir İlaha ibadet edeceğiz; bizler O’na teslim olanlarız, Müslüman (insan)larız" demişlerdi.
-
2:136
Bakara: 136
قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَعٖيسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
(Onlara) Deyin ki: “Biz Allah'a; bize indirilene (Kur’an-ı Kerim’e), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile, bütün peygamberlere Rabblerinden kendilerine verilenlere (Tevrat ve İncil gibi kutsal metinlerin orijinaline) iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz (bütün peygamberleri ve kutsal metinleri hak biliriz) ve biz O'na teslim olmuş kimseleriz.”
-
2:155
Bakara: 155
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِرٖينَۙ
Andolsun, Biz sizi; biraz korkuyla (doğal ve sosyal afetler ve düşman saldırılarıyla), açlık (ve kıtlıkla) ve bir parça da mallardan, canlardan ve semerat (ürün ve evlatlar)dan noksanlaştırmakla (hastalık ve sakatlıkla) imtihan edeceğiz. (Tedbirli ve temkinli hareket ederek) Sabır (sükûnet ve teslimiyet) gösterenleri müjdele (ki, sadece onlar sevaba ve başarıya erişeceklerdir).
-
2:156
Bakara: 156
اَلَّذٖينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُصٖيبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ
(Sabır ehli mü’minlere) Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: “Biz kesinlikle Allah içiniz (O'ndan gelmişiz, O’nun rızası ve davası peşindeyiz) ve şüphesiz (öldükten sonra da tekrar) O'na dönücüleriz.”
-
3:20
Âl-i İmrân: 20
فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذٖينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّٖنَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِالْعِبَادِ۟
(Ey Nebim!) Eğer Seninle çekişip-tartışırlarsa, de ki: "Ben, Bana uyanlarla birlikte, kendimi Allah'a teslim ettim." Ve kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Siz de (Kur’an’a ve Bana) teslim oldunuz mu? (Söyleyin!)” Eğer (İslam’a ve Kur’an’a) teslim oldularsa, gerçekten hidayete ermişlerdir. Fakat yüz çevirdilerse, artık Sana düşen yalnızca tebliğ (etmek)dir. Allah, kullarını hakkıyla Görendir.
-
3:26
Âl-i İmrân: 26
قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌ
De ki: “Ey mülkün (cümle kâinatın ve bütün varlıkların) gerçek sahibi olan Allah’ım!.. Sen mülkü (devlet ve serveti) dilediğine verirsin ve dilediğinden de mülkü (nimet ve fazileti) çeker alırsın... (Allah’ım, Sen) Dilediğini (ve layık gördüğünü) aziz eder, yüceltirsin; dilediğini (ve hak edeni) de zelil eder alçaltırsın. Ve her türlü hayır ve iyilik Senin elindedir. Gerçekten Sen her şeye Kâdir’sin.”
-
3:83
Âl-i İmrân: 83
اَفَغَيْرَ دٖينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ
Peki onlar, (hâlâ) Allah'ın dininden (ve Hakk düzeninden) başka bir din (ve bâtıl bir sistem) mi arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde her ne var ise, -istese de, istemese de- O'na teslim olmuş (vaziyettedir, mecburiyetindedir) ve (herkes ve her şey) O'na döndürülmektedir!
-
3:84
Âl-i İmrân: 84
قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَعٖيسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
De ki: "Biz Allah'a, bize indirilen (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve (peygamber olan) torunlarına indirilen (İlahi kurallara), Musa'ya, İsa'ya ve bütün peygamberlere Rablerinden verilen (inanç, ahlâk ve adalet esaslarına) iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayrılık gözetmeyiz. Ve biz O'na (Allah’a, Kur’an’a ve Resulüllah’a tam) teslim olmuş (mü’minleriz)."
-
4:65
Nisa: 65
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ فٖيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا فٖٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا
(Ey Nebim!) Hayır (onların zannettiği gibi) değil; Senin Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde Seni hakem kılıp, sonra Senin verdiğin hükme, (hem de) içlerinde hiçbir sıkıntı (ve gizli itiraz) duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, onlar hakkıyla iman etmemişlerdir. (Çünkü iman; Ayet ve Hadisleri kutsal ölçü edinmeyi gerektirir. Bu ayete göre adil devlet ve hükümet kararlarına da itaat edilmelidir.)
-
4:125
Nisa: 125
وَمَنْ اَحْسَنُ دٖينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰهٖيمَ حَنٖيفًاۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰهٖيمَ خَلٖيلًا
İyilik yaparak vechini (yüzünü ve özünü) Allah'a teslim etmiş bulunan ve hanif (tertemiz Tevhid inancına sahip) olan İbrahim'in milletine (ve halis İslam düşüncesine) uyandan daha güzel dinli (ve gerçek istikametli) kim vardır? Allah, İbrahim'i dost edinip (rızasına ve yakınlığına ulaştırmıştır).
-
5:44
Maide: 44
اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ فٖيهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذٖينَ اَسْلَمُوا لِلَّذٖينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَاتٖي ثَمَنًا قَلٖيلًاۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
Hakikat şu ki, içinde bir hidayet ve nur bulunan Tevrat'ı Biz indirdik. (Allah'a) Teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyyun) ve yüksek bilginler (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahitler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse (ey bilgili ve yetkili kimseler!) insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim (hükümet ederken, hâkimlik ve hakemlik yaparken) Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse (siyasi, ekonomik, ilmi ve ahlâki konularda çözüm üretirken ve kanun hazırlarken, hiçbir engelleyici mazeret ve mecburiyeti bulunmadığı halde, Kur’an’ın emir ve yasaklarını temel ölçü edinmezse); işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
-
6:71
En'am: 71
قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاطٖينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَۖ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَمٖينَۙ
De ki: “Allah’ın dışında bize yararı ve zararı olmayan başka şeylere mi yalvarıp tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yeryüzünde şaşkınca bıraktıkları, (mü'min ve müstakim) arkadaşlarının da: 'Doğru yola, bize gel' diye kendisini çağırdığı (ama lafını duyuramadığı) kimse gibi, topuklarımız üzerinde gerisin geri (bâtıla) mı döndürülüp (sapıtalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. (Gerçek hidayet O’nun hidayetidir.) Ve biz (kendimizi) âlemlerin Rabbine teslim etmekle emrolunduk.” (Kurtuluş İslam’dadır.)
-
16:28
Nahl: 28
اَلَّذٖينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِمٖٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Kendi nefislerine zulmetmiş kimseler olarak melekler onların canlarını aldıklarında ise, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diye (yalan mazeretler ileri sürüp çaresiz bir) teslimiyet (ve acziyet) içinde kıvranırlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı Bilendir (denilecektir).
-
16:81
Nahl: 81
وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَانًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَابٖيلَ تَقٖيكُمُ الْحَرَّ وَسَرَابٖيلَ تَقٖيكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ
Allah, sizin için yarattığı şeylerden (ağaçlardan ve çadırlardan) gölgelikler hazırladı. Dağlarda da sizin için barınaklar-siperler yaptı; sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, sizi savaşınızda (zorluklara karşı) koruyacak (zırhlı) giyimlikler de var edip sağladı. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır, umulur ki (Allah’ın dinine) teslim olursunuz (ve Müslümanca yaşarsınız diye bütün bunları yarattı).
-
16:87
Nahl: 87
وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
O gün (artık mecburen herkes) Allah'a teslimiyet göstereceklerdir ve uydurdukları (yalancı ilahlar ve sahte kurtarıcılar) da onlardan çekilip-uzaklaşıverecektir.
-
22:34
Hacc: 34
وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهٖيمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِتٖينَۙ
Biz her ümmet için bir “Mensek (ibadet ve hizmet şekli)” kıldık, O'nun kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar diye (bunları kararlaştırdık). İşte sizin İlahınız bir tek İlahtır, artık yalnızca O'na teslim olun. Sen alçak gönüllü olanlara (ve mütevazı kullarıma) müjde ver.
-
27:38
Neml: 38
قَالَ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَيُّكُمْ يَأْتٖينٖي بِعَرْشِهَا قَبْلَ اَنْ يَأْتُونٖي مُسْلِمٖينَ
(Elçinin gitmesinden sonra Süleyman:) “Ey önde gelenler, onlar bana teslim olmuş (Müslüman)lar olarak gelmeden önce, sizden hanginiz o (kadının) tahtını bana getirebilir?” dedi.
-
27:44
Neml: 44
قٖيلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَارٖيرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّٖي ظَلَمْتُ نَفْسٖي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ۟
Ona: “Köşke gir” denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman) Dedi ki: “Gerçekte bu, (mucizevi teknolojilerimizle düzeltilmiş ve özel üretilmiş) saydam camdan yapılma (tabanı harika donatılmış ve tavanı açık bırakılmış) şeffaf kristalden bir köşk-zemindir.” (Belkıs) Dedi ki: “Rabbim, gerçekten ben (şimdiye kadar Müslüman olmamakla) kendime zulmetmişim; (artık) ben Süleyman’la birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” (deyip İslam’a girmişti).
-
29:46
Ankebut: 46
وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّتٖي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذٖينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّذٖٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
Onlardan (Müslümanlara ve mazlum insanlara) -zulmedenleri hariç olmak üzere- Ehl-i Kitapla (kabalık ve zorbalıktan uzak) sadece en güzel yaklaşımla (ahsen ahlâkıyla fikri) mücadele yapın ve onlara deyin ki: “Bize indirilen (Kur’an’a) da, size indirilen(lerin aslına) da inandık. Bizim İlahımız ve sizin İlahınız (gerçekte aynıdır) birdir. (Ne var ki) Biz O'na teslim olanlardanız (ve şirkin her türlüsünden sakınanlarız).” [Not: “Kitap Ehli” kavramı: Kendi yazdıkları ve yozlaştırdıkları kitaplar üzerinde yoğunlaşıp, Tevrat ve İncil’in aslını unutan Yahudi ve Hristiyanlar gibi, insanların kendi anlayışlarına, hatta hevâlarına göre yazdıkları te’vil ve yorum kitaplarıyla meşgul olan ve Kur’an-ı Azimüşşan’ı terk edilmiş bırakan Müslümanları da kapsayan ve uyaran bir kavramdır. (Bak: Furkan; 30. ayet)]
-
31:22
Lokman: 22
وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ
Kim (samimi, seviyeli, güzel ve iyi) davranışlar içinde (sorumlu ve şuurlu bir mü'min ve) muhsin olarak kendisini bütünüyle Allah'a teslim ederse (özünü ve yüzünü Kur’an’a dönerse), o en sağlam kulpa yapışmış (ve kurtuluşa ulaşmış)tır. Zaten bütün işlerin sonu Allah'a (varacak)dır.
-
33:22
Ahzâb: 22
وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا اٖيمَانًا وَتَسْلٖيمًاۜ
(Sadık ve sağlam) Mü’minler ise (düşman) birliklerini gördükleri zaman (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah'ın ve Resulü’nün bize va’ad ettiği (ve haber verdiği) şeydir (zalim ve güçlü saldırganları yenmek için bize manevi yardım edilecektir); Allah ve Resulü doğru söylemiştir." Ve (bu tehdit ve tehlikeler) sadece onların imanlarını ve teslimiyetlerini artırmaktan (başka sonuç doğurmayacaktır).
-
33:56
Ahzâb: 56
اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا
Kesin bir gerçektir ki; Allah ve O’nun melekleri (ve kâinattaki tüm görevlileri ve enerji (nur) güçleri Hz.) Peygambere sürekli (saygıyla) salât edip (destek vermekte ve dua etmektedirler. Öyle ise) Ey iman edenler, siz de Ona (hürmet ve muhabbetle) salât edin (Hz. Peygamberin sünnetine ve hayat sistemine uyuverin ve Hakk Dinin hâkimiyeti için gayret gösterin) ve tam bir teslimiyetle Ona salâtü selam getirin. (Resulüllah’a saygılı ve itaatli davranın.)
-
37:26
Sâffât: 26
بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
Evet, doğrusu, bugün onlar (mecburen Allah’ın hükmüne) teslim olmuşlardır.
-
39:54
Zümer: 54
وَاَنٖيبُٓوا اِلٰى رَبِّكُمْ وَاَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ
(Öyle ise) Azap size gelip çatmadan evvel, içtenlikle (tevbe ederek) Rabbinize yönelip-dönün ve O'na teslim olun (ki kurtuluşa ulaşasınız). Sonra size yardım olunmaz (sahip çıkan da bulamazsınız).
-
40:66
Mü'min: 66
قُلْ اِنّٖي نُهٖيتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذٖينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّٖي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَمٖينَ
(Ey Resulüm!) De ki: "Bana (Rabbimden) apaçık belgeler (Kur’ani hükümler) gelince, sizin Allah'tan başka taptıklarınıza kulluk etmekten kesin olarak menedildim (yasaklandım ve uzaklaştırıldım) ve âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunmuş (bulunmaktayım ve zaten daha önce de asla şirke bulaşmamıştım.)"
-
44:18
Duhân: 18
اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
"Allah’ın kullarını (İsrailoğullarını) bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir peygamberim" diye (davet etmişti).
-
49:14
Hucurât: 14
قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاۜ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْاٖيمَانُ فٖي قُلُوبِكُمْۜ وَاِنْ تُطٖيعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
Bedeviler (her asırdaki cahil, gafil ve menfaatçi kesimler; kavim ve kabilesiyle övünen kimseler): "Biz de iman ettik" derler. (Onlara) De ki: "(Hayır) Siz (hâlâ) iman etmediniz; ancak (mecburen ve görünüşte) İslam (veya teslim) olduk deyin.” (Çünkü) İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Resulüne (tam iman ve) itaat ederseniz (Kur’an ve Sünnet ölçülerine göre hayatınızı düzenlerseniz), O (zaman Allah CC) sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmeyecek (ve emeklerinizi boşa vermeyecektir). Şüphesiz Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.
-
62:11
Cum'a: 11
وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِقٖينَ
(Ey Resulüm!) Oysa onlar, (hayat; iman ve imtihandır şuuruna ulaşmayanlar) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman, (hemen) ona yönelip sökün ederek dağılıp gittiler ve Seni (hutbede) ayakta (yalnız) bırakıverdiler. (Kalben ve tamamen Allah'a ve İslam'a teslim olmayanların tavrı böyledir.) De ki: "Allah'ın katında bulunan (nimet ve faziletler), eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (O, takdir ve taksiminde Kerim’dir, cömerttir, adildir ve rızkınıza kefildir.)
-
72:14
Cinn: 14
وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا
“Ve elbette bizden (cinnlerden) Müslüman olanlar da vardır, (sapıtıp haddini aşarak inkâr ve isyanla) Hakk’tan cayanlar ve zulme kayanlar da (bulunmaktadır). İşte (Allah'a) teslim olanlar, artık onlar 'gerçeği ve doğruyu' araştırıp-bulanlardır.”
-
2:112
Bakara: 112
بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّهٖۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟
-
2:128
Bakara: 128
رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحٖيمُ
-
2:131
Bakara: 131
اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَمٖينَ
-
2:133
Bakara: 133
اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَنٖيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْدٖيۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
-
2:136
Bakara: 136
قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَعٖيسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
-
2:155
Bakara: 155
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِرٖينَۙ
-
2:156
Bakara: 156
اَلَّذٖينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُصٖيبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ
-
3:20
Âl-i İmrân: 20
فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذٖينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّٖنَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِالْعِبَادِ۟
-
3:26
Âl-i İmrân: 26
قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدٖيرٌ
-
3:83
Âl-i İmrân: 83
اَفَغَيْرَ دٖينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ
-
3:84
Âl-i İmrân: 84
قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَعٖيسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
-
4:65
Nisa: 65
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ فٖيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا فٖٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا
-
4:125
Nisa: 125
وَمَنْ اَحْسَنُ دٖينًا مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰهٖيمَ حَنٖيفًاۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰهٖيمَ خَلٖيلًا
-
5:44
Maide: 44
اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ فٖيهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذٖينَ اَسْلَمُوا لِلَّذٖينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَاتٖي ثَمَنًا قَلٖيلًاۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
-
6:71
En'am: 71
قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاطٖينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَۖ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَمٖينَۙ
-
16:28
Nahl: 28
اَلَّذٖينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِمٖٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
-
16:81
Nahl: 81
وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَانًا وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَابٖيلَ تَقٖيكُمُ الْحَرَّ وَسَرَابٖيلَ تَقٖيكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ
-
16:87
Nahl: 87
وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
-
22:34
Hacc: 34
وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهٖيمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِتٖينَۙ
-
27:38
Neml: 38
قَالَ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَيُّكُمْ يَأْتٖينٖي بِعَرْشِهَا قَبْلَ اَنْ يَأْتُونٖي مُسْلِمٖينَ
-
27:44
Neml: 44
قٖيلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَارٖيرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّٖي ظَلَمْتُ نَفْسٖي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ۟
-
29:46
Ankebut: 46
وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّتٖي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذٖينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّذٖٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ
-
31:22
Lokman: 22
وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ
-
33:22
Ahzâb: 22
وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا اٖيمَانًا وَتَسْلٖيمًاۜ
-
33:56
Ahzâb: 56
اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا
-
37:26
Sâffât: 26
بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
-
39:54
Zümer: 54
وَاَنٖيبُٓوا اِلٰى رَبِّكُمْ وَاَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ
-
40:66
Mü'min: 66
قُلْ اِنّٖي نُهٖيتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذٖينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّٖي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَمٖينَ
-
44:18
Duhân: 18
اَنْ اَدُّٓوا اِلَيَّ عِبَادَ اللّٰهِۜ اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
-
49:14
Hucurât: 14
قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاۜ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْاٖيمَانُ فٖي قُلُوبِكُمْۜ وَاِنْ تُطٖيعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
-
62:11
Cum'a: 11
وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِقٖينَ
-
72:14
Cinn: 14
وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا