-
14:1
İbrahim: 1
Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitaptır ki, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan nura (kavuşturman ve onları), O güçlü ve övgüye layık olanın (Allah’ın) yoluna (çağırıp) çıkarman için Sana indirdik.
-
17:44
İsrâ: 44
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler, (hepsi ve her şey) O’nu tesbih edip durmaktadır. O’nu övgüyle tesbih etmeyen ve hamdini yerine getirmeyen hiçbir şey yoktur. Ancak siz onların (yerdeki ve gökteki bütün varlıkların) tesbihlerini (Allah’ın emri ve takdiri ile hareket ettiklerini, onların kendilerine mahsus ibadet, zikir ve hizmetlerini gafletiniz sebebiyle) anlayamazsınız. Gerçekten O Halîm (çok müsamahalı ve yumuşak tavırlıdır), Gafûr (Bağışlayıcıdır).
-
17:52
İsrâ: 52
(Rabbiniz) Sizi (mahşere) çağıracağı gün, (mecburen) O'na övgüyle (ve saygıyla) icabet edecek ve (kabirlerinizde) pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.
-
17:111
İsrâ: 111
Ve de ki: “(Her türlü) Övgü (hamd; asla) çocuk edinmeyen (doğmayan ve doğurmayan), mülkte ve hâkimiyette ortağı olmayan ve zilletten (acizlik ve çaresizlikten) dolayı sığınılacak bir yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah'adır." Ve O'nu (şanına yakışır şekilde) tekbir edebildikçe tekbir et. (Her konuda ve her durumda Allah'ın Dinini, hükümlerini ve va’adini üstün tut, büyüklüğünü haykır, O’na güven ve yücelt!)
-
14:1
İbrahim: 1
الٓرٰ۠ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلٰى صِرَاطِ الْعَزٖيزِ الْحَمٖيدِۙ
Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitaptır ki, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan nura (kavuşturman ve onları), O güçlü ve övgüye layık olanın (Allah’ın) yoluna (çağırıp) çıkarman için Sana indirdik.
-
17:44
İsrâ: 44
تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فٖيهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْبٖيحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَلٖيمًا غَفُورًا
Yedi gök, yer ve bunların içindekiler, (hepsi ve her şey) O’nu tesbih edip durmaktadır. O’nu övgüyle tesbih etmeyen ve hamdini yerine getirmeyen hiçbir şey yoktur. Ancak siz onların (yerdeki ve gökteki bütün varlıkların) tesbihlerini (Allah’ın emri ve takdiri ile hareket ettiklerini, onların kendilerine mahsus ibadet, zikir ve hizmetlerini gafletiniz sebebiyle) anlayamazsınız. Gerçekten O Halîm (çok müsamahalı ve yumuşak tavırlıdır), Gafûr (Bağışlayıcıdır).
-
17:52
İsrâ: 52
يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجٖيبُونَ بِحَمْدِهٖ وَتَظُنُّونَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَلٖيلًا۟
(Rabbiniz) Sizi (mahşere) çağıracağı gün, (mecburen) O'na övgüyle (ve saygıyla) icabet edecek ve (kabirlerinizde) pek az bir süre kaldığınızı zannedeceksiniz.
-
17:111
İsrâ: 111
وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرٖيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبٖيرًا
Ve de ki: “(Her türlü) Övgü (hamd; asla) çocuk edinmeyen (doğmayan ve doğurmayan), mülkte ve hâkimiyette ortağı olmayan ve zilletten (acizlik ve çaresizlikten) dolayı sığınılacak bir yardımcıya da (ihtiyacı) bulunmayan Allah'adır." Ve O'nu (şanına yakışır şekilde) tekbir edebildikçe tekbir et. (Her konuda ve her durumda Allah'ın Dinini, hükümlerini ve va’adini üstün tut, büyüklüğünü haykır, O’na güven ve yücelt!)
-
14:1
İbrahim: 1
الٓرٰ۠ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلٰى صِرَاطِ الْعَزٖيزِ الْحَمٖيدِۙ
-
17:44
İsrâ: 44
تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فٖيهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْبٖيحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَلٖيمًا غَفُورًا
-
17:52
İsrâ: 52
يَوْمَ يَدْعُوكُمْ فَتَسْتَجٖيبُونَ بِحَمْدِهٖ وَتَظُنُّونَ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا قَلٖيلًا۟
-
17:111
İsrâ: 111
وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرٖيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبٖيرًا