560. Sayfa

28. Cüz

  • 66:8

    Ey iman edenler! “Tevbe-i Nasuh” ile (yani kesin bir niyetle, günahlara geri dönmemek azmiyle, samimi ve halis bir pişmanlık düşüncesiyle, açılan bir yarığı en sağlam bir iple ve bir daha kopmaz biçimde diker gibi) Allah’a tevbe edin (ve kötülüklerden vazgeçin. Günahına sevinmenin, günahıyla övünmenin, günahını küçümsemenin ve günahlarda ısrar etmenin Allah’ın kahrına uğratacağını bilin!). Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlere sokuverir. O gün (mahşerde) Allah, Peygamberi ve (kıyamete kadar) Onunla beraber iman edenleri (asla) utandırıp küçük düşürmeyecektir. (Mahcup ve mahrum etmeyecektir.) Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar-parıldar (vaziyette huzurla yürüyecekler ve): "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin” diyeceklerdir.

  • 66:9

    Ey Peygamber! Kâfirlerle (güç ve dirayetle) ve münafıklarla (ilim ve siyasetle) cihad et; onlara karşı ğılzet (netlik, sertlik ve ciddiyet) göster. Onların varacakları yer cehennemdir. Orası dönülüp gidilecek ne kötü bir yerdir.

  • 66:10

    Allah, (yakınındaki bazı kişilerin günahlarını ve Hakk’tan caymalarını bahane ederek, salih dava rehberlerini kınayıp kötülemeye kalkışan) kâfirlere (Hz.) Nuh'un karısı ile (Hz.) Lut'un karısını misal vermektedir. Bu ikisi kullarımızdan iki salih kulun (nikâhı) altında idiler. (Ama) Onlara hıyanet ettiler. Bundan dolayı, (kocaları da) kendilerine Allah’tan gelen (cezadan) hiçbir şeye (karşı) yarar sağlayamadılar. (Onlara verilen belayı savamadılar.) İkisine de: “Diğer girenlerle birlikte ateşe girin!” denildi.

  • 66:11

    (Ve yine) Allah, (küfür ve zulüm ortamında bile) iman edenlere ise, Firavun'un karısını örnek göstermiştir. Hani o (hanım): "Rabbim bana Kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun (küfür ve kötülük) amelinden-davranışından koru ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar" (diye dua etmiş ve kabul edilmişti).

  • 66:12

    İmran’ın kızı Meryem’i de (Allah örnek vermektedir). Ki o kendi iffetini korumuş (ve Rabbine sığınmıştı). Böylece Biz de ona Ruhumuzdan üflemiştik. O da (ondan doğan Hz. İsa da) Rabbinin Kelimelerini ve Kitaplarını tasdik etmişti. O, (Rabbine) gönülden bağlı kimselerden ve itaat edenlerden olan birisiydi. (Meryem; ibadet ve iffet ehli demektir ve Kur’an’da yedi yerde ismi geçmektedir.)