-
28:4
Hakikaten Firavun, yeryüzünde (içinde bulunduğu ülkede) yücelik taslayıp başkaldırmış (insanları kendisine mecbur ve mahkûm bırakıp rahat yönetmek ve karşıt muhalefet cephesi oluşturmalarını önlemek için) oradaki (kendi) halkını da çeşitli fırkalara ayırıp parçalamıştı. (Bu şekilde tebaasını; yönettiği toplum tabakalarını bölük pörçük edip) onlardan rakip gördüğü bir taifeyi zayıflatarak ezmek istiyor; (böylece güçten düşürmek üzere erkek) çocuklarını boğazlıyor ve kızlarını hayatta bırakıyordu. Çünkü (Firavun) gerçekten o (fırsatçı) fesatçılardan (Hakk düzeni ve halkın dirliğini bozanlardan)dı...
-
28:4
اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ
Hakikaten Firavun, yeryüzünde (içinde bulunduğu ülkede) yücelik taslayıp başkaldırmış (insanları kendisine mecbur ve mahkûm bırakıp rahat yönetmek ve karşıt muhalefet cephesi oluşturmalarını önlemek için) oradaki (kendi) halkını da çeşitli fırkalara ayırıp parçalamıştı. (Bu şekilde tebaasını; yönettiği toplum tabakalarını bölük pörçük edip) onlardan rakip gördüğü bir taifeyi zayıflatarak ezmek istiyor; (böylece güçten düşürmek üzere erkek) çocuklarını boğazlıyor ve kızlarını hayatta bırakıyordu. Çünkü (Firavun) gerçekten o (fırsatçı) fesatçılardan (Hakk düzeni ve halkın dirliğini bozanlardan)dı...
-
28:4
اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ