• 9:82 Tevbe: 82

    فَلْيَضْحَكُوا قَلٖيلًا وَلْيَبْكُوا كَثٖيرًاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

    Öyleyse bu yaptıklarının (çeşitli bahanelerle cihaddan kaçtıklarının ve Hakk’tan kaytardıklarının) cezası olarak, artık az gülsünler çok ağlasınlardı!

  • 11:71 Hud: 71

    وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ

    (Bu sırada Hz. İbrahim'in) Karısı (orada) ayaktaydı, (misafirlerin Allah'ın peygamberine bir çocuğu olacağını söylediklerini duyunca şaşırdı ve) bunun üzerine gülümsemeye başladı. (Ardından) Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub’u müjdeledik.

  • 23:110 Mü'minun: 110

    فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ سِخْرِيًّا حَتّٰٓى اَنْسَوْكُمْ ذِكْرٖي وَكُنْتُمْ مِنْهُمْ تَضْحَكُونَ

    (Ama) "Siz onları alay konusu edinmiştiniz (Hakka ve hayra çağıran mü’minleri terk edip, küçümseyip; zalimlerin ve hain kesimlerin peşine gitmiştiniz); öyle ki, (düşüncesiz ve dengesiz tarafgirliğiniz) size Benim Zikrimi (Kur’ani hüküm ve haberlerimi) unutturmuştu ve siz onlara (Hakk yolda sağlam duranlara) gülüp duruyordunuz" (diye hatırlatılacaktır).

  • 27:19 Neml: 19

    فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْنٖٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتٖٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْنٖي بِرَحْمَتِكَ فٖي عِبَادِكَ الصَّالِحٖينَ

    (Süleyman, karıncanın) Bu sözü üzerine tebessüm edip gülerek: “Rabbim, (hayvanların dilinden ve halinden anlamayı lütfettin ve daha nice faziletler verdin, öyle ise) hem bana, hem anne ve babama verdiğin bunca nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih amel(ler) işlemeyi (hayırlı ve yararlı işler görmemi) ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat” deyip (dua etmişti).

  • 43:47 Zuhruf: 47

    فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِاٰيَاتِنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا يَضْحَكُونَ

    Fakat (Musa) onlara ayetlerimizle (mucizelerimiz ve emirlerimizle) geldiği zaman, (ibret almak ve tâbi olmak yerine,) onlar bunlara (alay edip) gülüyorlardı.

  • 43:57 Zuhruf: 57

    وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا اِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ

    Hani o süreçte Meryem oğlu (İsa) da, (babasız dünyaya getirdiğimiz) bir örnek olarak verilince, o zaman Senin kavmin hemen ondan (küçümseyici ve inkâr edici bir keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar (ve yaygara koparıp sapıtıyorlar)dı.

  • 53:43 Necm: 43

    وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ

    Kesinlikle, güldüren ve ağlatan O'dur.

  • 53:60 Necm: 60

    وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَۙ

    (Akıbetinize ve ahirete hazırlanmak yerine, gafletle ve dalga geçerek hâlâ) Gülüyorsunuz ve (sonunuzu ve sorumluluklarınızı düşünüp) ağlamıyorsunuz!

  • 80:39 Abese: 39

    ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ

    (Onlar mutluluktan) Gülecek ve sevinç içinde olacaklardır.

  • 83:29 Mutaffifîn: 29

    اِنَّ الَّذٖينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ

    (Oysa dünyada iken) O suçlu günahkârlar (müşrik ve mücrim takımı), gerçekten iman edenlere (küçümseyerek) gülüp geçerlerdi.

  • 83:34 Mutaffifîn: 34

    فَالْيَوْمَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ

    İşte bugün de mü’minler, (o) kâfirlere (ve nankör döneklere düştükleri aşağılık durumdan dolayı) gülüyorlar (elbette güleceklerdir)!