-
4:16
Nisa: 16
Sizden (içinizden) fuhşu (eşcinselliği) irtikâp eden kişilerin her ikisini de eziyete koşun (el ve dil ile zahmete ve zillete tâbi tutun). Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa, artık onlardan vazgeçip bırakın. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul buyurandır, Esirgeyip Bağışlayandır. [Not: Cahiliye döneminden silm=barış dönemine geçiş sürecinde bu iki ayetin hükümleri uygulanır. Ama İslami düzen yerleşip benimsendikten sonra Nur Suresi 2. ayeti esas alınır.]
-
7:80
A'raf: 80
Hani Lut da kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden (geçmiş kavimlerden) hiç kimsenin yapmadığı bir hayâsız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?”
-
7:81
A'raf: 81
“Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz! Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir topluluksunuz” (ve azabı hak ediyorsunuz!..)
-
7:82
A'raf: 82
Kavminin cevabı ise: “Onları yurdunuzdan sürüp çıkarın, çünkü bunlar çok temizlenen (kötü ve çirkin işlere tenezzül etmeyen) insanlarmış!” demekten başkası olmamıştı.
-
11:78
Hud: 78
(Evine genç ve güzel erkek misafirlerin geldiğini duyan azgın ve sapkın) Kavmi ona (Hz. Lut'un yanına) doğru koşarak geldiler; onlar daha önceden de (böylesi çirkin) kötülükler işlemekteydiler. (Onlara:) "Ey kavmim, işte bunlar (kavminizin bekâr kadınları) benim kızlarım (sayılır; nikâhlamak isterseniz) onlar sizler için daha temizdir. Artık Allah'tan korkun ve beni misafirlerimin önünde küçük düşürmeyin. İçinizde (sizi uyaracak) hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?" demişti.
-
11:79
Hud: 79
Dediler ki: "Andolsun, senin kızlarında bizim bir hak talebimiz (ilgimiz ve isteğimiz) olmadığını sen de bilip duruyorsun. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen de biliyorken (ne diye işimizi engelleme gayretindesin?)"
-
15:67
Hicr: 67
(O azgın ve sapkın) Şehir halkı (Lut'un evindeki genç ve güzel erkek misafirleri duyunca) birbirlerine müjdeler vererek (kapısına) gelmişlerdi.
-
15:68
Hicr: 68
(Lut onlara) "İşte bunlar kesinlikle benim konuklarımdır, (aman haksız ve ahlâksız tekliflerle) beni utandırıp mahcup etmeyin” demişti.
-
15:69
Hicr: 69
"Allah'tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının ve beni küçük düşürmeyin" (diye ikaz etmişti).
-
15:70
Hicr: 70
(Onlar ise) Dediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' menetmemiş miydik?”
-
15:71
Hicr: 71
(Hz. Lut) Dedi ki: "Eğer (mutlaka) yapmak-istiyorsanız, işte bunlar (kavminizin kadınları) benim kızlarım (sayılır. Helâl usullerle nikâhlayıverin.)"
-
15:72
Hicr: 72
(Ey Resulüm; Senin mübarek) Ömrüne andolsun ki onlar, (şehvet) sarhoşlukları içinde kör-sersem vaziyettelerdi.
-
26:165
Şuarâ: 165
"(Buna rağmen hâlâ) Siz (cinsel arzuyla helâl ve meşru kadınlar dururken) insanlar (arasın)dan erkeklere mi gidiyorsunuz?" (Bu ne rezilliktir.)
-
26:166
Şuarâ: 166
"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıp (çirkin bir çirkefliğe yönelmektesiniz). Hayır, siz sınırı çiğneyen (ve rezilliği işleyen) bir kavimsiniz."
-
26:167
Şuarâ: 167
Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (buradan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."
-
26:168
Şuarâ: 168
(Onlara) Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza (eşcinsellik sapkınlığınıza) öfke ile karşı çıkıp kızanlardanım!"
-
27:55
Neml: 55
"Siz gerçekten kadınları bırakıp, ille de şehvetle erkeklere mi gideceksiniz? (Nasıl bir sapıklığa kaymışsınız.) Belli ki, siz (yaptığınız haksızlık ve ahlâksızlığın acı akıbetini düşünmeyen ve) cahillik eden bir kavimsiniz."
-
29:29
Ankebut: 29
(Bu uyarılara rağmen) “Siz (hâlâ şehvetle ve şekavetle) erkeklere yaklaşacak, yol kesip (eşkıyalıkla uğraşacak) ve (her toplanıp) bir araya gelişlerinizde (bu rezillik ve) çirkinlikleri (hiç utanmadan) yapıp duracak mısınız?” Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: “Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah'ın azabını getir (de görelim)” demekten ibaretti.
-
4:16
Nisa: 16
وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَوَّابًا رَحٖيمًا
Sizden (içinizden) fuhşu (eşcinselliği) irtikâp eden kişilerin her ikisini de eziyete koşun (el ve dil ile zahmete ve zillete tâbi tutun). Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa, artık onlardan vazgeçip bırakın. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul buyurandır, Esirgeyip Bağışlayandır. [Not: Cahiliye döneminden silm=barış dönemine geçiş sürecinde bu iki ayetin hükümleri uygulanır. Ama İslami düzen yerleşip benimsendikten sonra Nur Suresi 2. ayeti esas alınır.]
-
7:80
A'raf: 80
وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهٖٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَمٖينَ
Hani Lut da kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden (geçmiş kavimlerden) hiç kimsenin yapmadığı bir hayâsız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?”
-
7:81
A'raf: 81
اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ
“Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz! Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir topluluksunuz” (ve azabı hak ediyorsunuz!..)
-
7:82
A'raf: 82
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Kavminin cevabı ise: “Onları yurdunuzdan sürüp çıkarın, çünkü bunlar çok temizlenen (kötü ve çirkin işlere tenezzül etmeyen) insanlarmış!” demekten başkası olmamıştı.
-
11:78
Hud: 78
وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ اِلَيْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۜ قَالَ يَا قَوْمِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَاتٖي هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ فٖي ضَيْفٖيۜ اَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَشٖيدٌ
(Evine genç ve güzel erkek misafirlerin geldiğini duyan azgın ve sapkın) Kavmi ona (Hz. Lut'un yanına) doğru koşarak geldiler; onlar daha önceden de (böylesi çirkin) kötülükler işlemekteydiler. (Onlara:) "Ey kavmim, işte bunlar (kavminizin bekâr kadınları) benim kızlarım (sayılır; nikâhlamak isterseniz) onlar sizler için daha temizdir. Artık Allah'tan korkun ve beni misafirlerimin önünde küçük düşürmeyin. İçinizde (sizi uyaracak) hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?" demişti.
-
11:79
Hud: 79
قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا فٖي بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُرٖيدُ
Dediler ki: "Andolsun, senin kızlarında bizim bir hak talebimiz (ilgimiz ve isteğimiz) olmadığını sen de bilip duruyorsun. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen de biliyorken (ne diye işimizi engelleme gayretindesin?)"
-
15:67
Hicr: 67
وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَدٖينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
(O azgın ve sapkın) Şehir halkı (Lut'un evindeki genç ve güzel erkek misafirleri duyunca) birbirlerine müjdeler vererek (kapısına) gelmişlerdi.
-
15:68
Hicr: 68
قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْفٖي فَلَا تَفْضَحُونِۙ
(Lut onlara) "İşte bunlar kesinlikle benim konuklarımdır, (aman haksız ve ahlâksız tekliflerle) beni utandırıp mahcup etmeyin” demişti.
-
15:69
Hicr: 69
وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ
"Allah'tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının ve beni küçük düşürmeyin" (diye ikaz etmişti).
-
15:70
Hicr: 70
قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَمٖينَ
(Onlar ise) Dediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' menetmemiş miydik?”
-
15:71
Hicr: 71
قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَاتٖٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِلٖينَۜ
(Hz. Lut) Dedi ki: "Eğer (mutlaka) yapmak-istiyorsanız, işte bunlar (kavminizin kadınları) benim kızlarım (sayılır. Helâl usullerle nikâhlayıverin.)"
-
15:72
Hicr: 72
لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَفٖي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ
(Ey Resulüm; Senin mübarek) Ömrüne andolsun ki onlar, (şehvet) sarhoşlukları içinde kör-sersem vaziyettelerdi.
-
26:165
Şuarâ: 165
اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمٖينَۙ
"(Buna rağmen hâlâ) Siz (cinsel arzuyla helâl ve meşru kadınlar dururken) insanlar (arasın)dan erkeklere mi gidiyorsunuz?" (Bu ne rezilliktir.)
-
26:166
Şuarâ: 166
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ
"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıp (çirkin bir çirkefliğe yönelmektesiniz). Hayır, siz sınırı çiğneyen (ve rezilliği işleyen) bir kavimsiniz."
-
26:167
Şuarâ: 167
قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجٖينَ
Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (buradan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."
-
26:168
Şuarâ: 168
قَالَ اِنّٖي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَالٖينَۜ
(Onlara) Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza (eşcinsellik sapkınlığınıza) öfke ile karşı çıkıp kızanlardanım!"
-
27:55
Neml: 55
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
"Siz gerçekten kadınları bırakıp, ille de şehvetle erkeklere mi gideceksiniz? (Nasıl bir sapıklığa kaymışsınız.) Belli ki, siz (yaptığınız haksızlık ve ahlâksızlığın acı akıbetini düşünmeyen ve) cahillik eden bir kavimsiniz."
-
29:29
Ankebut: 29
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّبٖيلَ وَتَأْتُونَ فٖي نَادٖيكُمُ الْمُنْكَرَۜ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖينَ
(Bu uyarılara rağmen) “Siz (hâlâ şehvetle ve şekavetle) erkeklere yaklaşacak, yol kesip (eşkıyalıkla uğraşacak) ve (her toplanıp) bir araya gelişlerinizde (bu rezillik ve) çirkinlikleri (hiç utanmadan) yapıp duracak mısınız?” Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: “Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah'ın azabını getir (de görelim)” demekten ibaretti.
-
4:16
Nisa: 16
وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَوَّابًا رَحٖيمًا
-
7:80
A'raf: 80
وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهٖٓ اَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَمٖينَ
-
7:81
A'raf: 81
اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ
-
7:82
A'raf: 82
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
-
11:78
Hud: 78
وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ اِلَيْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۜ قَالَ يَا قَوْمِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَاتٖي هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ فٖي ضَيْفٖيۜ اَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَشٖيدٌ
-
11:79
Hud: 79
قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا فٖي بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُرٖيدُ
-
15:67
Hicr: 67
وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَدٖينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
-
15:68
Hicr: 68
قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْفٖي فَلَا تَفْضَحُونِۙ
-
15:69
Hicr: 69
وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ
-
15:70
Hicr: 70
قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَمٖينَ
-
15:71
Hicr: 71
قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَاتٖٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِلٖينَۜ
-
15:72
Hicr: 72
لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَفٖي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ
-
26:165
Şuarâ: 165
اَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمٖينَۙ
-
26:166
Şuarâ: 166
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ
-
26:167
Şuarâ: 167
قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجٖينَ
-
26:168
Şuarâ: 168
قَالَ اِنّٖي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَالٖينَۜ
-
27:55
Neml: 55
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
-
29:29
Ankebut: 29
اَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّبٖيلَ وَتَأْتُونَ فٖي نَادٖيكُمُ الْمُنْكَرَۜ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖينَ