• 27:48 Neml: 48

    وَكَانَ فِي الْمَدٖينَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

    O şehirde (Medine’de ve her Medeniyette ve Memlekette) DOKUZ'LU BİR ÇETE (halkı ezmek ve zulüm düzenini sürdürmek üzere fikren ve fiilen işbirliği yapan dokuz ayrı şebeke) vardı, ki onlar yeryüzünde (ve ülkelerinde fesat) bozgunculuk çıkarıyorlar (dirlik-düzen bırakmıyorlardı), ıslah (ve iyilik) tarafına ise hiç yanaşmıyorlardı.

  • 27:49 Neml: 49

    قَالُوا تَقَاسَمُوا بِاللّٰهِ لَنُبَيِّتَنَّهُ وَاَهْلَهُ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّهٖ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ اَهْلِهٖ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

    (Bu zulüm ve hıyanet ekibi, kendi aralarında toplanıp) Allah adına yemin ederek dediler ki: “Bir gece (ansızın) mutlaka ona ve ailesine baskın düzenleyelim (ve hepsinin işini bitirelim). Sonra da sahiplerine (aşiretine, ‘Salih ve) ailesinin yok edilişinden hiç haberimiz yok (olup bitenleri asla görmedik!) Bizler, gerçekten doğruyu söyleyenlerdeniz’ (diyerek onları aldatalım ve bunlardan kurtulalım)!”

  • 27:50 Neml: 50

    وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    Böylece onlar (Müslümanlara ve mazlumlara karşı) bir tuzak (hileli bir düzen) kurdular. Biz de, farkında olmadıkları bir tuzak kurup (onların planlarını altüst ettik ve bu tuzaklarını onların başına geçirdik.)

  • 27:51 Neml: 51

    فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْۙ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَعٖينَ

    Artık Sen bak gör ki, bu hile ve hıyanet düzenlerinin (şeytani rejimlerinin ve zulümlerinin) sonu nasıl oldu. (Ki) Biz onları ve kavimlerini toptan mahvettik.

  • 27:52 Neml: 52

    فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۜ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

    İşte (şu harabeler), zulümleri yüzünden başlarına çökmüş evleri (ve şehirleridir). Şüphesiz (düşünüp gerçeği) bilen bir kavim için bunda büyük ayetler-dersler vardır.