• 52:24 Tûr: 24

    وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ

    Kendileri için (hizmet eden genç) civanlar, etraflarında dönüp dolaşacaklardır; sanki (her biri) 'sedefte saklı inci gibi tertemiz, pırıl pırıl' (olarak her an hizmetlerine koşacaklardır).

  • 76:19 İnsan: 19

    وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا

    Çevrelerinde (güzellikleri ve tazelikleri) ebedi kılınmış (yorulmak ve yaşlanmaktan uzak yaratılmış) civanlar (yüzleri parıldayan ve uysal delikanlılar) dolaşır-durur ki; Sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.