• 18:31 Kehf: 31

    اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرٖي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فٖيهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـٖٔينَ فٖيهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۜ نِعْمَ الثَّوَابُۜ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا۟

    İşte bunlar için; altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenip (onurlu ve huzurlu yaşayacaklardır), hafif ipekten (ferahlık verici iç giysiler) ve ağır işlenmiş atlastan yeşil (dış) elbiseler giyip (kuşanacaklardır) ve tahtlar üzerinde kurulup-yaslanacaklardır. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel yastıklar (koltuklar, tahtlar ve döşeklerdir).

  • 44:53 Duhân: 53

    يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِلٖينَۚ

    Hafif ipekten (iç giysiler) ve ağır işlenmiş atlastan (dış elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).

  • 55:54 Rahmân: 54

    مُتَّكِـٖٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَٓائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۚ

    (Mü’minler cennette) Astarları, ağır işlenmiş kalın atlastan koltuklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (oradakilere) yakın (kolay)dır.

  • 76:21 İnsan: 21

    عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا

    (Mü’min, müstakim ve mücahit kulların) Onların üzerinde hafif ipekten (iç giysiler) ve ağır işlenmiş atlastan (dış) yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz (ve huzur verici) bir şarap içirmiştir.