-
2:182
Bakara: 182
Bunun yanında; kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden, ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (vasiyet edenle, vasiyet edilenin veya ilgililerin) arasını bulup-düzeltirse, artık onun üzerinden vebal kalkacaktır. Gerçekten Allah, Bağışlayandır, Esirgeyip Acıyandır.
-
2:224
Bakara: 224
Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanıza, (kötülükten) sakınmanıza ve insanların arasını düzeltip bulmanıza Allah'ı engel kılmayın. (Hayırsız ve yararsız yeminlerinizi bozmanız lazımdır; iyilik yapmanıza, kötülüklerden sakınmanıza ve insanların arasını düzeltip, barışa katkıda bulunmanıza, Allah adına yaptığınız yeminler engel sayılmamalıdır.) Allah (her şeyi) İşitendir, (hakkıyla) Bilendir.
-
4:35
Nisa: 35
Eğer (bütün bunlar sonuç vermezse veya tam tersine erkek kadınına hakaret ve eziyet ederse, o takdirde kadın ile kocanın) aralarının (iyice) açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem (belirleyip) gönderin. Eğer bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, Bilendir, Haberdar olandır. (Bu ayetle; ailevi, içtimai ve iktisadi sorunların hakemlik-arabuluculuk sistemiyle ve devlet-resmiyet gözetiminde çözülebileceğine işaret ve izin buyrulmaktadır.)
-
4:114
Nisa: 114
Onların (kötü niyetli insanların kendi aralarındaki) gizli konuşmalarının ve fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak (içerisinde) sadaka (sayılacak bir hayır işine) girişmeyi, yahut (topluma) iyilik etmeyi veya insanların arasını düzeltmeyi emir-tavsiye eden (barışı tesis etmeyi gözeten gizli konuşma ve buluşmalar) hariçtir. Kim Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla bunu yaparsa, yakında Biz ona büyük bir (makam ve) mükâfat vereceğiz. (Çünkü hayır amaçlayan hayra ve başarıya ulaşacaktır.)
-
49:9
Hucurât: 9
Şayet mü'minlerden iki (grup veya) topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin (ve İslam ümmeti ve ülkeleri arasında bunu sağlayacak etkin teşkilat ve tedbirler geliştirin). Şayet biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, artık azgınlık ve saldırganlığa kalkışanla, Allah'ın emrine (adil barış ve uzlaşma hükümlerine) dönünceye kadar mücadele edin; eğer sonunda (saldırgan taraf Allah'ın emrini kabul edip barışa) dönerse, bu durumda adaletle aralarını buluverin ve (her konuda) adil (ve insaflı) hareket edin. Şüphesiz Allah, adil olanları (karar verirken titiz ve dikkatli davrananları) sever (ve sahiplenir).
-
49:10
Hucurât: 10
(Unutmayınız ki!) Ancak (ve muhakkak) mü'minler kardeştirler. (Kalleşlik ve kahpelik yapanlar hakiki mü’min değildirler.) Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin (ve bu amaçla, yeryüzünde etkin ve yetkin bir barış ve bereket düzenini yerleştirin) ve Allah'tan korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakınıverin; umulur ki esirgenirsiniz.
-
2:182
Bakara: 182
فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ۟
Bunun yanında; kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden, ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (vasiyet edenle, vasiyet edilenin veya ilgililerin) arasını bulup-düzeltirse, artık onun üzerinden vebal kalkacaktır. Gerçekten Allah, Bağışlayandır, Esirgeyip Acıyandır.
-
2:224
Bakara: 224
وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ سَمٖيعٌ عَلٖيمٌ
Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanıza, (kötülükten) sakınmanıza ve insanların arasını düzeltip bulmanıza Allah'ı engel kılmayın. (Hayırsız ve yararsız yeminlerinizi bozmanız lazımdır; iyilik yapmanıza, kötülüklerden sakınmanıza ve insanların arasını düzeltip, barışa katkıda bulunmanıza, Allah adına yaptığınız yeminler engel sayılmamalıdır.) Allah (her şeyi) İşitendir, (hakkıyla) Bilendir.
-
4:35
Nisa: 35
وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِهٖ وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُرٖيدَٓا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٖيمًا خَبٖيرًا
Eğer (bütün bunlar sonuç vermezse veya tam tersine erkek kadınına hakaret ve eziyet ederse, o takdirde kadın ile kocanın) aralarının (iyice) açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem (belirleyip) gönderin. Eğer bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, Bilendir, Haberdar olandır. (Bu ayetle; ailevi, içtimai ve iktisadi sorunların hakemlik-arabuluculuk sistemiyle ve devlet-resmiyet gözetiminde çözülebileceğine işaret ve izin buyrulmaktadır.)
-
4:114
Nisa: 114
لَا خَيْرَ فٖي كَثٖيرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْتٖيهِ اَجْرًا عَظٖيمًا
Onların (kötü niyetli insanların kendi aralarındaki) gizli konuşmalarının ve fısıldaşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak (içerisinde) sadaka (sayılacak bir hayır işine) girişmeyi, yahut (topluma) iyilik etmeyi veya insanların arasını düzeltmeyi emir-tavsiye eden (barışı tesis etmeyi gözeten gizli konuşma ve buluşmalar) hariçtir. Kim Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla bunu yaparsa, yakında Biz ona büyük bir (makam ve) mükâfat vereceğiz. (Çünkü hayır amaçlayan hayra ve başarıya ulaşacaktır.)
-
49:9
Hucurât: 9
وَاِنْ طَٓائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ اقْتَتَلُوا فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَاۚ فَاِنْ بَغَتْ اِحْدٰيهُمَا عَلَى الْاُخْرٰى فَقَاتِلُوا الَّتٖي تَبْغٖي حَتّٰى تَفٖٓيءَ اِلٰٓى اَمْرِ اللّٰهِۚ فَاِنْ فَٓاءَتْ فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَاَقْسِطُواۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطٖينَ
Şayet mü'minlerden iki (grup veya) topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin (ve İslam ümmeti ve ülkeleri arasında bunu sağlayacak etkin teşkilat ve tedbirler geliştirin). Şayet biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, artık azgınlık ve saldırganlığa kalkışanla, Allah'ın emrine (adil barış ve uzlaşma hükümlerine) dönünceye kadar mücadele edin; eğer sonunda (saldırgan taraf Allah'ın emrini kabul edip barışa) dönerse, bu durumda adaletle aralarını buluverin ve (her konuda) adil (ve insaflı) hareket edin. Şüphesiz Allah, adil olanları (karar verirken titiz ve dikkatli davrananları) sever (ve sahiplenir).
-
49:10
Hucurât: 10
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟
(Unutmayınız ki!) Ancak (ve muhakkak) mü'minler kardeştirler. (Kalleşlik ve kahpelik yapanlar hakiki mü’min değildirler.) Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin (ve bu amaçla, yeryüzünde etkin ve yetkin bir barış ve bereket düzenini yerleştirin) ve Allah'tan korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakınıverin; umulur ki esirgenirsiniz.
-
2:182
Bakara: 182
فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ۟
-
2:224
Bakara: 224
وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ سَمٖيعٌ عَلٖيمٌ
-
4:35
Nisa: 35
وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِنْ اَهْلِهٖ وَحَكَمًا مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُرٖيدَٓا اِصْلَاحًا يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٖيمًا خَبٖيرًا
-
4:114
Nisa: 114
لَا خَيْرَ فٖي كَثٖيرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْتٖيهِ اَجْرًا عَظٖيمًا
-
49:9
Hucurât: 9
وَاِنْ طَٓائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِنٖينَ اقْتَتَلُوا فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَاۚ فَاِنْ بَغَتْ اِحْدٰيهُمَا عَلَى الْاُخْرٰى فَقَاتِلُوا الَّتٖي تَبْغٖي حَتّٰى تَفٖٓيءَ اِلٰٓى اَمْرِ اللّٰهِۚ فَاِنْ فَٓاءَتْ فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَاَقْسِطُواۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطٖينَ
-
49:10
Hucurât: 10
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟