• 12:25 Yusuf: 25

    (Bu arada Hz. Yusuf'la Züleyha) İkisi de kapıya doğru koşmuşlardı. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırtmıştı. (Tam) Kapının yanında kadının (eşi-bey)efendisiyle karşılaşmışlardı. Kadın (kendi ayıbını kapatmak için kocasına): "Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka cezası ne olabilir?" diyerek (Hz. Yusuf'u suçlamaya başlamıştı).

  • 12:32 Yusuf: 32

    Kadın (Züleyha) ise (Hz. Yusuf’u gösterip): “Beni kendisiyle kınadığınız (yakışıklı genç) işte budur. Andolsun onun nefsinden ben de murad almak istedim, fakat o ise (kendini ve iffetini) korudu. Ve andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa, mutlaka ya zindana atılacak veya elbette küçük düşürülüp (kovulanlardan) olacak” diyerek (gerçeği itiraf etmişti).

  • 12:33 Yusuf: 33

    (Yusuf) Dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden (zina çirkefinden) bana daha sevimlidir (zindan zinaya tercih edilir). Eğer kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, (korkarım) onlara eğilim gösterir, (böylece) cahillerden (ve hain mücrimlerden) olurum" (düşüncesiyle Rabbine iltica etmiş ve büyük bir iffet, fazilet ve metanet örneği sergilemişti).

  • 12:35 Yusuf: 35

    Sonra (Vezir ve saray görevlileri Yusuf’un iffetine ilişkin) delilleri görmelerine (rağmen, yine de) ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) onlarda ağır basmış (şeytani düşünceleri galip gelmişti. Böylece, güya zahiren namus ve onurlarını kurtarmak adına masum bir insana suçlu muamelesi etmekten çekinilmemişti.)

  • 12:36 Yusuf: 36

    Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Onlardan biri: "Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkıyorken gördüm" dedi. Öbürü ise: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm ki, kuş(lar) da ondan yemekteydi" demişti. "Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, muhsinlerden (iyilik sahibi ve dini gayret ehli kimselerden) görmekteyiz" (diye Yusuf’tan rica etmişlerdi).

  • 12:39 Yusuf: 39

    (Hz. Yusuf bu durumu tevhid inancını tebliğ için bir fırsat olarak değerlendirip) "Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı (bir sürü) rabler mi daha hayırlıdır, yoksa Kahhâr (Kahredici ve her şeye güç yetirici) olan bir tek Allah mı?" (diyerek onların aklını ve vicdanını harekete geçirmişti).

  • 12:41 Yusuf: 41

    “Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanıza gelince;) İkinizden biri efendisine şarap içirecek (saraya özel hizmetçi olarak girecek), diğeri ise (işlediği suçtan dolayı) asılacak, kuş(lar) da onun başından (gagalayıp beynini) yiyecek. Böylece hakkında fetva istemekte olduğunuz iş (bu şekildedir ve ezeli kaderde her şey artık) olup bitmiştir” (demişti ve idam edileceğini öğrenen genç, buna rağmen Hz. Yusuf’a ve tek Allah’a iman etmenin huzuruyla bu dünyadan ayrılıp gitmişti.)

  • 12:42 Yusuf: 42

    (Yusuf) O iki şahıstan kurtulacağını sandığı kişiye dedi ki: “(Buradan çıkıp tekrar Kralın hizmetine alınırsan) Efendinin (yöneticiniz ve mürebbiniz olan Firavun Melik’in) katında beni hatırla (ve gündeme taşı ki, haksızlığa uğradığımı anlasın ve beni zindandan çıkarsın!)" Fakat şeytan (Hz. Yusuf'un sözlerini) efendisine (Mısır Melikine) hatırlatmayı ona unutturdu, böylece daha nice yıllar (Yusuf) zindanda kalıverdi. (Hz. Yusuf’un tedbiri, takdiri değiştirmemişti.)

  • 12:100 Yusuf: 100

    (Hz. Yusuf) Babasını ve annesini taht (gibi görkemli koltuklara) çıkarıp oturttu; (bunun üzerine hepsi) ona (Hz. Yusuf’a hürmet ve Allah’a şükretmek için) secdeye kapandılar. (Bunun üzerine Hz. Yusuf onlara) Dedi ki: "Ey babacığım! İşte, bu durum daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu (aynen) gerçek kıldı. Bana nice ihsan ve ikramlar yaptı, o vakit (iftira yüzünden atıldığım) zindandan beni çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (Allah) çölden (alıp, zor vadileri aşırtıp işte) sizi (buraya) getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini (en ince detaylarıyla düzenleyip tedbir eden) Latif’tir. Gerçekten O (her şeyi hakkıyla) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir."

  • 12:25 Yusuf: 25

    وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَمٖيصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِۜ قَالَتْ مَا جَزَٓاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُٓوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

    (Bu arada Hz. Yusuf'la Züleyha) İkisi de kapıya doğru koşmuşlardı. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırtmıştı. (Tam) Kapının yanında kadının (eşi-bey)efendisiyle karşılaşmışlardı. Kadın (kendi ayıbını kapatmak için kocasına): "Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka cezası ne olabilir?" diyerek (Hz. Yusuf'u suçlamaya başlamıştı).

  • 12:32 Yusuf: 32

    قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذٖي لُمْتُنَّنٖي فٖيهِۜ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِهٖ فَاسْتَعْصَمَۜ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِرٖينَ

    Kadın (Züleyha) ise (Hz. Yusuf’u gösterip): “Beni kendisiyle kınadığınız (yakışıklı genç) işte budur. Andolsun onun nefsinden ben de murad almak istedim, fakat o ise (kendini ve iffetini) korudu. Ve andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa, mutlaka ya zindana atılacak veya elbette küçük düşürülüp (kovulanlardan) olacak” diyerek (gerçeği itiraf etmişti).

  • 12:33 Yusuf: 33

    قَالَ رَبِّ السِّجْنُ اَحَبُّ اِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَنٖٓي اِلَيْهِۚ وَاِلَّا تَصْرِفْ عَنّٖي كَيْدَهُنَّ اَصْبُ اِلَيْهِنَّ وَاَكُنْ مِنَ الْجَاهِلٖينَ

    (Yusuf) Dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden (zina çirkefinden) bana daha sevimlidir (zindan zinaya tercih edilir). Eğer kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, (korkarım) onlara eğilim gösterir, (böylece) cahillerden (ve hain mücrimlerden) olurum" (düşüncesiyle Rabbine iltica etmiş ve büyük bir iffet, fazilet ve metanet örneği sergilemişti).

  • 12:35 Yusuf: 35

    ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى حٖينٍ۟

    Sonra (Vezir ve saray görevlileri Yusuf’un iffetine ilişkin) delilleri görmelerine (rağmen, yine de) ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) onlarda ağır basmış (şeytani düşünceleri galip gelmişti. Böylece, güya zahiren namus ve onurlarını kurtarmak adına masum bir insana suçlu muamelesi etmekten çekinilmemişti.)

  • 12:36 Yusuf: 36

    وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِۜ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنّٖٓي اَرٰينٖٓي اَعْصِرُ خَمْرًاۚ وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنّٖٓي اَرٰينٖٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْسٖي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُۜ نَبِّئْنَا بِتَأْوٖيلِهٖۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِنٖينَ

    Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Onlardan biri: "Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkıyorken gördüm" dedi. Öbürü ise: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm ki, kuş(lar) da ondan yemekteydi" demişti. "Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, muhsinlerden (iyilik sahibi ve dini gayret ehli kimselerden) görmekteyiz" (diye Yusuf’tan rica etmişlerdi).

  • 12:39 Yusuf: 39

    يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۜ

    (Hz. Yusuf bu durumu tevhid inancını tebliğ için bir fırsat olarak değerlendirip) "Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı (bir sürü) rabler mi daha hayırlıdır, yoksa Kahhâr (Kahredici ve her şeye güç yetirici) olan bir tek Allah mı?" (diyerek onların aklını ve vicdanını harekete geçirmişti).

  • 12:41 Yusuf: 41

    يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْقٖي رَبَّهُ خَمْرًاۚ وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِهٖۜ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذٖي فٖيهِ تَسْتَفْتِيَانِۜ

    “Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanıza gelince;) İkinizden biri efendisine şarap içirecek (saraya özel hizmetçi olarak girecek), diğeri ise (işlediği suçtan dolayı) asılacak, kuş(lar) da onun başından (gagalayıp beynini) yiyecek. Böylece hakkında fetva istemekte olduğunuz iş (bu şekildedir ve ezeli kaderde her şey artık) olup bitmiştir” (demişti ve idam edileceğini öğrenen genç, buna rağmen Hz. Yusuf’a ve tek Allah’a iman etmenin huzuruyla bu dünyadan ayrılıp gitmişti.)

  • 12:42 Yusuf: 42

    وَقَالَ لِلَّذٖي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْنٖي عِنْدَ رَبِّكَۘ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّهٖ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِنٖينَۜ۟

    (Yusuf) O iki şahıstan kurtulacağını sandığı kişiye dedi ki: “(Buradan çıkıp tekrar Kralın hizmetine alınırsan) Efendinin (yöneticiniz ve mürebbiniz olan Firavun Melik’in) katında beni hatırla (ve gündeme taşı ki, haksızlığa uğradığımı anlasın ve beni zindandan çıkarsın!)" Fakat şeytan (Hz. Yusuf'un sözlerini) efendisine (Mısır Melikine) hatırlatmayı ona unutturdu, böylece daha nice yıllar (Yusuf) zindanda kalıverdi. (Hz. Yusuf’un tedbiri, takdiri değiştirmemişti.)

  • 12:100 Yusuf: 100

    وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًاۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْوٖيلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّٖي حَقًّاۜ وَقَدْ اَحْسَنَ بٖٓي اِذْ اَخْرَجَنٖي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْنٖي وَبَيْنَ اِخْوَتٖيۜ اِنَّ رَبّٖي لَطٖيفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

    (Hz. Yusuf) Babasını ve annesini taht (gibi görkemli koltuklara) çıkarıp oturttu; (bunun üzerine hepsi) ona (Hz. Yusuf’a hürmet ve Allah’a şükretmek için) secdeye kapandılar. (Bunun üzerine Hz. Yusuf onlara) Dedi ki: "Ey babacığım! İşte, bu durum daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu (aynen) gerçek kıldı. Bana nice ihsan ve ikramlar yaptı, o vakit (iftira yüzünden atıldığım) zindandan beni çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (Allah) çölden (alıp, zor vadileri aşırtıp işte) sizi (buraya) getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini (en ince detaylarıyla düzenleyip tedbir eden) Latif’tir. Gerçekten O (her şeyi hakkıyla) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir."

  • 12:25 Yusuf: 25

    وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَمٖيصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِۜ قَالَتْ مَا جَزَٓاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُٓوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

  • 12:32 Yusuf: 32

    قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذٖي لُمْتُنَّنٖي فٖيهِۜ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِهٖ فَاسْتَعْصَمَۜ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَٓا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِرٖينَ

  • 12:33 Yusuf: 33

    قَالَ رَبِّ السِّجْنُ اَحَبُّ اِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَنٖٓي اِلَيْهِۚ وَاِلَّا تَصْرِفْ عَنّٖي كَيْدَهُنَّ اَصْبُ اِلَيْهِنَّ وَاَكُنْ مِنَ الْجَاهِلٖينَ

  • 12:35 Yusuf: 35

    ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى حٖينٍ۟

  • 12:36 Yusuf: 36

    وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِۜ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنّٖٓي اَرٰينٖٓي اَعْصِرُ خَمْرًاۚ وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنّٖٓي اَرٰينٖٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْسٖي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُۜ نَبِّئْنَا بِتَأْوٖيلِهٖۚ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِنٖينَ

  • 12:39 Yusuf: 39

    يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُۜ

  • 12:41 Yusuf: 41

    يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْقٖي رَبَّهُ خَمْرًاۚ وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِهٖۜ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذٖي فٖيهِ تَسْتَفْتِيَانِۜ

  • 12:42 Yusuf: 42

    وَقَالَ لِلَّذٖي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْنٖي عِنْدَ رَبِّكَۘ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّهٖ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِنٖينَۜ۟

  • 12:100 Yusuf: 100

    وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًاۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْوٖيلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّٖي حَقًّاۜ وَقَدْ اَحْسَنَ بٖٓي اِذْ اَخْرَجَنٖي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْنٖي وَبَيْنَ اِخْوَتٖيۜ اِنَّ رَبّٖي لَطٖيفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ