-
2:34
Bakara: 34
Ve Biz bütün meleklere: "(O halde şimdi emrime itaaten ve hürmeten) Adem'e secde edin! (Onun üstünlüğünü kabullenin!)” demiştik. Onlar da hemen secde etmişlerdi. Yalnız İblis diretmiş, kibirlenmiş ve kâfirlerden (inatçı ve inkârcı nankörlerden) olup (gitmişti).
-
4:117
Nisa: 117
(Müşrikler) Onlar, O'nu (Allah’ı) bırakıp da (birtakım) dişilere (ve kadın ismi taktıkları heykellere ve şehvetlerine) tapınmaktadırlar. Onlar aslında o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş inatçı şeytana kulluk yapmakta (ona yalvarıp durmakta)dırlar.
-
4:118
Nisa: 118
Allah onu (şeytanı ve şeytanlaşmış insanları) lanetleyip (rahmetinden uzaklaştırmıştır). O da (şeytan ise:) “Andolsun, Senin kullarından belli bir kısmını (kendime uşak) tutacağım (onlardan belirli bir pay alacağım, haksızlığa ve ahlâksızlığa hizmetçi yapacağım.)” diyerek (küstahlaşmıştı).
-
4:119
Nisa: 119
(Ardından şeytan şunları anlatmıştı:) “Onları muhakkak saptıracağım ve onları (Haçlı-Siyonist güdümlü iktidarlar eliyle) boş kuruntulara ve hayallere kaptırıp (günahlara sokacağım), onlara emredeceğim; hayvanların kulaklarını yaracaklar (böylesi bâtıl inançlara ve davranışlara sapacaklar) ve yine emredip (fısıldayacağım), Allah’ın yaratışını değiştirip (bozacaklar. Kadınlar erkekleşecek, erkekler kadınlaşacak; şehvet sapkınlığıyla cinsiyetleri karıştıracaklar... İnsan tabiatına ve fıtrat dini olan İslam’a uymayan düşünce ve düzenlere kapılacaklar. Haramları helâl, helâlleri haram sayacaklar.)” Artık kim, Allah’tan başka (O’nun Hakk Dinini bırakıp) şeytanı (şer ve zulüm odaklarını) dost ve rehber edinerek (bâtıl ve barbar düzenlerine) uyarsa muhakkak o apaçık bir ziyana uğramıştır.
-
4:120
Nisa: 120
(Kâfir şeytan) Onlara (sadece kuru kuruya) va’ad ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'ad etmez (boşuna umutlandırır).
-
7:11
A'raf: 11
Andolsun, Biz sizi (hiç yoktan) yaratıp var ettik, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik. Onlar da hemen secde ettiler; sadece İblis (emrimizi tutmadı) ve secde edenlerden olmadı. (Kibirlendi ve küfre kaydı.)
-
7:12
A'raf: 12
(Allah ona) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım. (Çünkü) Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” (“üstünlük benim hakkımdır” demeye yeltendi). [Not: Şeytan bu kıyasında da yanılıvermişti. Çünkü toprak, her bakımdan ateşten daha yararlı ve hayırlı bir nesneydi.]
-
7:13
A'raf: 13
(Allah:) "Öyleyse oradan (cennetten defolup aşağı) in, orada büyüklenmen senin (hakkın) olamaz. Hemen (huzurumdan ve nimet ortamımdan) çık. Gerçekten sen, küçük (basit ve değersiz) düşenlerdensin (artık zelil ve hakirsin)" dedi.
-
7:14
A'raf: 14
O da: "(İnsanların öldükten sonra) Dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele)" diye (mühlet istedi).
-
7:15
A'raf: 15
(Cenab-ı Hakk bu isteğini kabul etmiş ve) “Haydi sen kendisine mühlet (ve fırsat) verilenlerdensin” demişti.
-
7:16
A'raf: 16
(Şeytan) Dedi ki: "Madem öyle, (Hz. Adem’e secde etmek gibi nefsime ağır gelen bir imtihana tâbi tutmakla) beni azdırmana karşılık; ben de onları (Ademoğullarını saptırmak için) Senin (İslamiyet ve) istikamet yolunun üzerinde oturup (tuzak kuracağım. Her dönemdeki en haklı ve hayırlı davanın ortasında pusu kurup duracağım).
-
7:17
A'raf: 17
Sonra; ön taraflarından, arkalarından, sağlarından ve sollarından muhakkak (kullarına) sokulup (saptıracağım). Ki onların çoğunu (artık dinin ve nimetlerin sayesinde eriştikleri lezzet ve faziletlere) şükredici bulmayacaksın. (Çünkü onlara nankörlük ve hıyanet yaptıracağım!?)"
-
7:18
A'raf: 18
(Cenab-ı Hakk da: “Haydi defol!) Aşağılanmış ve kovulmuş olarak çık oradan! Yemin olsun (insanlardan) onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım” buyuruvermişti.
-
7:19
A'raf: 19
(Cenab-ı Hakk:) “Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin. İkiniz dilediğiniz yerden (ve şeylerden) yiyin (için); ama şu ağaca yaklaşmaktan (nefsin arzusuna uymaktan sakınıverin.) Yoksa zalimlerden olursunuz” (demişti).
-
7:20
A'raf: 20
Şeytan kendilerinden örtünüp gizlenmesi (gereken) çirkin-edep yerlerini (avret mahallerini) açığa çıkarmak (böylece cinsi tahrikle şehvet tuzağına kaptırmak) için onlara vesvese verip (akıllarını çeldi) ve dedi ki: “Rabbinizin size bu (şehvet) şecerini (iştah kabartıcı ağacın meyvesini) yasaklaması, sadece, sizin iki melek (veya yetkili melik, sultan ve hükümdar) olmamanız, ya da cennette ebedi kalmamanız içindir.” (Oysa cennetlerde ebedi sultan olmak çok güzeldir ve tam da size göredir!..)
-
7:21
A'raf: 21
Ve (İblis üstelik): "Gerçekten ben size (iyilik maksatlı) öğüt verenlerdenim" diye (yalan yere) yemin de etmişti. (Maalesef açık-saçıklık şeytanın en etkili şehvet tahrikidir ve ahlâk tahribidir.)
-
7:22
A'raf: 22
(Şeytan bu suretle) Onları aldattı (ve derecelerini alçalttı). Ağacı (şehvetle) tadınca çirkin yerleri kendilerine göründü ve (o çıplak vaziyetlerinden utanarak) cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?" diye seslendi.
-
15:28
Hicr: 28
Hani Rabbin meleklere (şöyle) demişti: “Ben, kuru öz çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir adam yaratacağım.” (İnsanın maddesi çamurdan, manası İlahi ruhtandır.)
-
15:29
Hicr: 29
“Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona Ruhumdan (hayat ve şuur sırrımdan) üflediğim zaman, siz hemen onun (halifelik makamına hürmet) için secdeye varın!”
-
15:30
Hicr: 30
Böylece meleklerin tümü, topluca (Adem'e) secde etmiş, (ibadet değil hürmet kastıyla Hz. Adem’in önünde yere kapanmışlardı.)
-
15:31
Hicr: 31
Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayatmıştı. (Hz. Adem’e tâbi olmayı içine sindiremeyip isyana kalkışmıştı.)
-
15:32
Hicr: 32
(Rabbimiz buyurup) Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor ki, (Adem’e hürmeten) secde edenlerle birlikte olmaktan (çekindin?)"
-
15:33
Hicr: 33
(İblis:) "Ben, kuru bir çamurdan (hazırlayıp), şekillenmiş bir balçıktan yarattığın (şu) insana secde etmek için var olmuş değilim" dedi. (Kendini üstün zannetti ve kibirlendi.)
-
15:34
Hicr: 34
(Allah) Dedi ki: "Öyleyse (bu kibir ve itaatsizliğin nedeniyle) ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş birisin."
-
15:35
Hicr: 35
“Ve şüphesiz, din gününe (kıyamete) kadar lanet senin üzerinedir.”
-
15:36
Hicr: 36
(Şeytan) Dedi ki: “Rabbim, öyleyse onların (insanların öldükten sonra tekrar) dirileceği güne kadar bana süre tanı.”
-
15:40
Hicr: 40
“Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesnadır. (İbadet ve hizmetleriyle sadece Allah’ın rızasını arayan ve ahiret hazırlığını öne alan kullarına etkili olamayacağım.)”
-
15:41
Hicr: 41
(Allah) Dedi ki: “İşte bu, (herkesi cüz’i iradesi ve tercihiyle baş başa bırakıp imtihan etmek) Bana göre dosdoğru olan yoldur.”
-
15:42
Hicr: 42
(Ey şeytan!) “Şüphesiz kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin Benim (sadık) kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün (fitne ve imtihan aracı olman dışında bir hükmün) yoktur.”
-
38:71
Sâd: 71
Hani Rabbin meleklere şöyle buyurmuşlardı: "Gerçekten Ben, (süzme-özeme) çamurdan bir beşer yaratacağım."
-
38:72
Sâd: 72
"Onu tamamlayıp tesviye ederek düzelttiğimde (insan şekline getirdiğimde) ve Ruhumdan ona üflediğimde (ise); derhal ona secdeye kapanın."
-
38:73
Sâd: 73
(Talimatım üzerine) Meleklerin hepsi (hürmeten Hz. Adem'e) topluca secdeye varmıştı;
-
38:74
Sâd: 74
Yalnız İblis hariç; o büyüklük taslamış ve kâfirlerden olup çıkmıştı.
-
38:75
Sâd: 75
(Allah) Dedi ki: "Ey İblis, iki elimle (yapıp) yarattığıma (insan denen bu sanat harikama) seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklük mü tasladın, yoksa kendini yükseklere çıkanlardan (ve artık sorumsuzlardan) mı sandın?"
-
38:76
Sâd: 76
(Şeytan küstahlaşıp) Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım; Sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Hürmet ve itaat bana layıktı.)
-
38:77
Sâd: 77
(Allah) Dedi ki: "Öyleyse (bu itiraz ve isyanın yüzünden) oradan (cennetten) çık, artık sen kovulmuş bulunmaktasın."
-
38:78
Sâd: 78
“Ve şüphesiz din (kıyametteki hesap) gününe kadar, Benim lanetim (ardından cehennemde azap ve zilletim) senin üzerine olacaktır.” [Not: Kur’an-ı Kerim; hayatın “su”dan başladığını (Nur: 45), insanın “toprak”tan yaratıldığını (Taha: 55), başka ayetlerde su ile toprak karışımı olan “Balçık”tan, diğer bir ayette ateşte pişirilip kurutulan çamurdan yapıldığını (Râhman: 14), başka bir yerde ise özel bir proje ile şekillendirilmiş balçıktan (Hicr: 26) yaratıldığını ve nihayet Cenab-ı Hakkın bu bedene “Kendi ruhundan üfleyip” (Secde: 9), insan suretinde ve halifesi olarak varlığa çıkardığını (Bakara: 30-31) ve tüm Meleklerin ona hürmetle görevli kılındığını beyan buyurmaktadır. Bak: Sâd: 71-78 ayetleri.]
-
38:79
Sâd: 79
(İblis) Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirilecekleri (ve hesaba çekilecekleri) güne kadar bana süre (ve onları saptırıp azdırmam için fırsat) tanı."
-
38:80
Sâd: 80
Allah buyurdu ki: "O halde, (haydi sen) süre-mühlet sağlananlardansın."
-
38:81
Sâd: 81
"(Takdir edilip) Bilinen vaktin (hesap ve azap) gününe kadar (sana mühlet verilmiş ve yuların uzatılmıştır!)"
-
38:82
Sâd: 82
(Bunun üzerine şeytan) Dedi ki: “Senin izzetin adına andolsun ki ben, onların tümünü mutlaka azdırıp-kışkırtacağım.”
-
38:83
Sâd: 83
“Ancak (dininde ve davasında sadık olan) halis kulların hariç (onları yoldan çıkaramayacağım).”
-
38:84
Sâd: 84
(Cenab-ı Allah ise:) "İşte bu (doğrudur. Ayrıca; Kur’an, bütün haber ve hükümleriyle) Hakk’tır ve Ben (sadece ve elbette) Hakkı söylerim" buyurmuşlardı.
-
38:85
Sâd: 85
(Ey İblis!) “Andolsun, seninle ve içlerinde sana tâbi olacak kimselerin tümüyle cehennemi dolduracağım.”
-
2:34
Bakara: 34
وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرٖينَ
Ve Biz bütün meleklere: "(O halde şimdi emrime itaaten ve hürmeten) Adem'e secde edin! (Onun üstünlüğünü kabullenin!)” demiştik. Onlar da hemen secde etmişlerdi. Yalnız İblis diretmiş, kibirlenmiş ve kâfirlerden (inatçı ve inkârcı nankörlerden) olup (gitmişti).
-
4:117
Nisa: 117
اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهٖٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَرٖيدًاۙ
(Müşrikler) Onlar, O'nu (Allah’ı) bırakıp da (birtakım) dişilere (ve kadın ismi taktıkları heykellere ve şehvetlerine) tapınmaktadırlar. Onlar aslında o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş inatçı şeytana kulluk yapmakta (ona yalvarıp durmakta)dırlar.
-
4:118
Nisa: 118
لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَصٖيبًا مَفْرُوضًاۙ
Allah onu (şeytanı ve şeytanlaşmış insanları) lanetleyip (rahmetinden uzaklaştırmıştır). O da (şeytan ise:) “Andolsun, Senin kullarından belli bir kısmını (kendime uşak) tutacağım (onlardan belirli bir pay alacağım, haksızlığa ve ahlâksızlığa hizmetçi yapacağım.)” diyerek (küstahlaşmıştı).
-
4:119
Nisa: 119
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُبٖينًاۜ
(Ardından şeytan şunları anlatmıştı:) “Onları muhakkak saptıracağım ve onları (Haçlı-Siyonist güdümlü iktidarlar eliyle) boş kuruntulara ve hayallere kaptırıp (günahlara sokacağım), onlara emredeceğim; hayvanların kulaklarını yaracaklar (böylesi bâtıl inançlara ve davranışlara sapacaklar) ve yine emredip (fısıldayacağım), Allah’ın yaratışını değiştirip (bozacaklar. Kadınlar erkekleşecek, erkekler kadınlaşacak; şehvet sapkınlığıyla cinsiyetleri karıştıracaklar... İnsan tabiatına ve fıtrat dini olan İslam’a uymayan düşünce ve düzenlere kapılacaklar. Haramları helâl, helâlleri haram sayacaklar.)” Artık kim, Allah’tan başka (O’nun Hakk Dinini bırakıp) şeytanı (şer ve zulüm odaklarını) dost ve rehber edinerek (bâtıl ve barbar düzenlerine) uyarsa muhakkak o apaçık bir ziyana uğramıştır.
-
4:120
Nisa: 120
يَعِدُهُمْ وَيُمَنّٖيهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا
(Kâfir şeytan) Onlara (sadece kuru kuruya) va’ad ediyor, onları en olmadık kuruntulara düşürüyor. Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'ad etmez (boşuna umutlandırır).
-
7:11
A'raf: 11
وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِدٖينَ
Andolsun, Biz sizi (hiç yoktan) yaratıp var ettik, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e secde edin!" dedik. Onlar da hemen secde ettiler; sadece İblis (emrimizi tutmadı) ve secde edenlerden olmadı. (Kibirlendi ve küfre kaydı.)
-
7:12
A'raf: 12
قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَنٖي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طٖينٍ
(Allah ona) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım. (Çünkü) Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” (“üstünlük benim hakkımdır” demeye yeltendi). [Not: Şeytan bu kıyasında da yanılıvermişti. Çünkü toprak, her bakımdan ateşten daha yararlı ve hayırlı bir nesneydi.]
-
7:13
A'raf: 13
قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ فٖيهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرٖينَ
(Allah:) "Öyleyse oradan (cennetten defolup aşağı) in, orada büyüklenmen senin (hakkın) olamaz. Hemen (huzurumdan ve nimet ortamımdan) çık. Gerçekten sen, küçük (basit ve değersiz) düşenlerdensin (artık zelil ve hakirsin)" dedi.
-
7:14
A'raf: 14
قَالَ اَنْظِرْنٖٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ
O da: "(İnsanların öldükten sonra) Dirilecekleri güne kadar beni gözle(yip ertele)" diye (mühlet istedi).
-
7:15
A'raf: 15
قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرٖينَ
(Cenab-ı Hakk bu isteğini kabul etmiş ve) “Haydi sen kendisine mühlet (ve fırsat) verilenlerdensin” demişti.
-
7:16
A'raf: 16
قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَيْتَنٖي لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقٖيمَۙ
(Şeytan) Dedi ki: "Madem öyle, (Hz. Adem’e secde etmek gibi nefsime ağır gelen bir imtihana tâbi tutmakla) beni azdırmana karşılık; ben de onları (Ademoğullarını saptırmak için) Senin (İslamiyet ve) istikamet yolunun üzerinde oturup (tuzak kuracağım. Her dönemdeki en haklı ve hayırlı davanın ortasında pusu kurup duracağım).
-
7:17
A'raf: 17
ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْدٖيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِرٖينَ
Sonra; ön taraflarından, arkalarından, sağlarından ve sollarından muhakkak (kullarına) sokulup (saptıracağım). Ki onların çoğunu (artık dinin ve nimetlerin sayesinde eriştikleri lezzet ve faziletlere) şükredici bulmayacaksın. (Çünkü onlara nankörlük ve hıyanet yaptıracağım!?)"
-
7:18
A'raf: 18
قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫مًا مَدْحُورًاۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَعٖينَ
(Cenab-ı Hakk da: “Haydi defol!) Aşağılanmış ve kovulmuş olarak çık oradan! Yemin olsun (insanlardan) onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım” buyuruvermişti.
-
7:19
A'raf: 19
وَيَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمٖينَ
(Cenab-ı Hakk:) “Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin. İkiniz dilediğiniz yerden (ve şeylerden) yiyin (için); ama şu ağaca yaklaşmaktan (nefsin arzusuna uymaktan sakınıverin.) Yoksa zalimlerden olursunuz” (demişti).
-
7:20
A'raf: 20
فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُ۫رِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰيكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِدٖينَ
Şeytan kendilerinden örtünüp gizlenmesi (gereken) çirkin-edep yerlerini (avret mahallerini) açığa çıkarmak (böylece cinsi tahrikle şehvet tuzağına kaptırmak) için onlara vesvese verip (akıllarını çeldi) ve dedi ki: “Rabbinizin size bu (şehvet) şecerini (iştah kabartıcı ağacın meyvesini) yasaklaması, sadece, sizin iki melek (veya yetkili melik, sultan ve hükümdar) olmamanız, ya da cennette ebedi kalmamanız içindir.” (Oysa cennetlerde ebedi sultan olmak çok güzeldir ve tam da size göredir!..)
-
7:21
A'raf: 21
وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّٖي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحٖينَۙ
Ve (İblis üstelik): "Gerçekten ben size (iyilik maksatlı) öğüt verenlerdenim" diye (yalan yere) yemin de etmişti. (Maalesef açık-saçıklık şeytanın en etkili şehvet tahrikidir ve ahlâk tahribidir.)
-
7:22
A'raf: 22
فَدَلّٰيهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۜ وَنَادٰيهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُبٖينٌ
(Şeytan bu suretle) Onları aldattı (ve derecelerini alçalttı). Ağacı (şehvetle) tadınca çirkin yerleri kendilerine göründü ve (o çıplak vaziyetlerinden utanarak) cennet yapraklarıyla üzerlerini örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?" diye seslendi.
-
15:28
Hicr: 28
وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّٖي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
Hani Rabbin meleklere (şöyle) demişti: “Ben, kuru öz çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir adam yaratacağım.” (İnsanın maddesi çamurdan, manası İlahi ruhtandır.)
-
15:29
Hicr: 29
فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فٖيهِ مِنْ رُوحٖي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدٖينَ
“Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona Ruhumdan (hayat ve şuur sırrımdan) üflediğim zaman, siz hemen onun (halifelik makamına hürmet) için secdeye varın!”
-
15:30
Hicr: 30
فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ
Böylece meleklerin tümü, topluca (Adem'e) secde etmiş, (ibadet değil hürmet kastıyla Hz. Adem’in önünde yere kapanmışlardı.)
-
15:31
Hicr: 31
اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِدٖينَ
Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayatmıştı. (Hz. Adem’e tâbi olmayı içine sindiremeyip isyana kalkışmıştı.)
-
15:32
Hicr: 32
قَالَ يَٓا اِبْلٖيسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِدٖينَ
(Rabbimiz buyurup) Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor ki, (Adem’e hürmeten) secde edenlerle birlikte olmaktan (çekindin?)"
-
15:33
Hicr: 33
قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
(İblis:) "Ben, kuru bir çamurdan (hazırlayıp), şekillenmiş bir balçıktan yarattığın (şu) insana secde etmek için var olmuş değilim" dedi. (Kendini üstün zannetti ve kibirlendi.)
-
15:34
Hicr: 34
قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَجٖيمٌ
(Allah) Dedi ki: "Öyleyse (bu kibir ve itaatsizliğin nedeniyle) ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş birisin."
-
15:35
Hicr: 35
وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّٖينِ
“Ve şüphesiz, din gününe (kıyamete) kadar lanet senin üzerinedir.”
-
15:36
Hicr: 36
قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْنٖٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ
(Şeytan) Dedi ki: “Rabbim, öyleyse onların (insanların öldükten sonra tekrar) dirileceği güne kadar bana süre tanı.”
-
15:40
Hicr: 40
اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصٖينَ
“Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesnadır. (İbadet ve hizmetleriyle sadece Allah’ın rızasını arayan ve ahiret hazırlığını öne alan kullarına etkili olamayacağım.)”
-
15:41
Hicr: 41
قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقٖيمٌ
(Allah) Dedi ki: “İşte bu, (herkesi cüz’i iradesi ve tercihiyle baş başa bırakıp imtihan etmek) Bana göre dosdoğru olan yoldur.”
-
15:42
Hicr: 42
اِنَّ عِبَادٖي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوٖينَ
(Ey şeytan!) “Şüphesiz kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin Benim (sadık) kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün (fitne ve imtihan aracı olman dışında bir hükmün) yoktur.”
-
38:71
Sâd: 71
اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّٖي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ طٖينٍ
Hani Rabbin meleklere şöyle buyurmuşlardı: "Gerçekten Ben, (süzme-özeme) çamurdan bir beşer yaratacağım."
-
38:72
Sâd: 72
فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فٖيهِ مِنْ رُوحٖي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدٖينَ
"Onu tamamlayıp tesviye ederek düzelttiğimde (insan şekline getirdiğimde) ve Ruhumdan ona üflediğimde (ise); derhal ona secdeye kapanın."
-
38:73
Sâd: 73
فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ
(Talimatım üzerine) Meleklerin hepsi (hürmeten Hz. Adem'e) topluca secdeye varmıştı;
-
38:74
Sâd: 74
اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ اِسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرٖينَ
Yalnız İblis hariç; o büyüklük taslamış ve kâfirlerden olup çıkmıştı.
-
38:75
Sâd: 75
قَالَ يَٓا اِبْلٖيسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَالٖينَ
(Allah) Dedi ki: "Ey İblis, iki elimle (yapıp) yarattığıma (insan denen bu sanat harikama) seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklük mü tasladın, yoksa kendini yükseklere çıkanlardan (ve artık sorumsuzlardan) mı sandın?"
-
38:76
Sâd: 76
قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۜ خَلَقْتَنٖي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طٖينٍ
(Şeytan küstahlaşıp) Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım; Sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Hürmet ve itaat bana layıktı.)
-
38:77
Sâd: 77
قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَجٖيمٌۚ
(Allah) Dedi ki: "Öyleyse (bu itiraz ve isyanın yüzünden) oradan (cennetten) çık, artık sen kovulmuş bulunmaktasın."
-
38:78
Sâd: 78
وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَتٖٓي اِلٰى يَوْمِ الدّٖينِ
“Ve şüphesiz din (kıyametteki hesap) gününe kadar, Benim lanetim (ardından cehennemde azap ve zilletim) senin üzerine olacaktır.” [Not: Kur’an-ı Kerim; hayatın “su”dan başladığını (Nur: 45), insanın “toprak”tan yaratıldığını (Taha: 55), başka ayetlerde su ile toprak karışımı olan “Balçık”tan, diğer bir ayette ateşte pişirilip kurutulan çamurdan yapıldığını (Râhman: 14), başka bir yerde ise özel bir proje ile şekillendirilmiş balçıktan (Hicr: 26) yaratıldığını ve nihayet Cenab-ı Hakkın bu bedene “Kendi ruhundan üfleyip” (Secde: 9), insan suretinde ve halifesi olarak varlığa çıkardığını (Bakara: 30-31) ve tüm Meleklerin ona hürmetle görevli kılındığını beyan buyurmaktadır. Bak: Sâd: 71-78 ayetleri.]
-
38:79
Sâd: 79
قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْنٖٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ
(İblis) Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirilecekleri (ve hesaba çekilecekleri) güne kadar bana süre (ve onları saptırıp azdırmam için fırsat) tanı."
-
38:80
Sâd: 80
قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرٖينَۙ
Allah buyurdu ki: "O halde, (haydi sen) süre-mühlet sağlananlardansın."
-
38:81
Sâd: 81
اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ
"(Takdir edilip) Bilinen vaktin (hesap ve azap) gününe kadar (sana mühlet verilmiş ve yuların uzatılmıştır!)"
-
38:82
Sâd: 82
قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَعٖينَۙ
(Bunun üzerine şeytan) Dedi ki: “Senin izzetin adına andolsun ki ben, onların tümünü mutlaka azdırıp-kışkırtacağım.”
-
38:83
Sâd: 83
اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصٖينَ
“Ancak (dininde ve davasında sadık olan) halis kulların hariç (onları yoldan çıkaramayacağım).”
-
38:84
Sâd: 84
قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ
(Cenab-ı Allah ise:) "İşte bu (doğrudur. Ayrıca; Kur’an, bütün haber ve hükümleriyle) Hakk’tır ve Ben (sadece ve elbette) Hakkı söylerim" buyurmuşlardı.
-
38:85
Sâd: 85
لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَعٖينَ
(Ey İblis!) “Andolsun, seninle ve içlerinde sana tâbi olacak kimselerin tümüyle cehennemi dolduracağım.”
-
2:34
Bakara: 34
وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرٖينَ
-
4:117
Nisa: 117
اِنْ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهٖٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ يَدْعُونَ اِلَّا شَيْطَانًا مَرٖيدًاۙ
-
4:118
Nisa: 118
لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَصٖيبًا مَفْرُوضًاۙ
-
4:119
Nisa: 119
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِيًّا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَانًا مُبٖينًاۜ
-
4:120
Nisa: 120
يَعِدُهُمْ وَيُمَنّٖيهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا
-
7:11
A'raf: 11
وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِدٖينَ
-
7:12
A'raf: 12
قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَنٖي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طٖينٍ
-
7:13
A'raf: 13
قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ فٖيهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرٖينَ
-
7:14
A'raf: 14
قَالَ اَنْظِرْنٖٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ
-
7:15
A'raf: 15
قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرٖينَ
-
7:16
A'raf: 16
قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَيْتَنٖي لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقٖيمَۙ
-
7:17
A'raf: 17
ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْدٖيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَٓائِلِهِمْۜ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِرٖينَ
-
7:18
A'raf: 18
قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫مًا مَدْحُورًاۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَعٖينَ
-
7:19
A'raf: 19
وَيَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمٖينَ
-
7:20
A'raf: 20
فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُ۫رِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰيكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِدٖينَ
-
7:21
A'raf: 21
وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّٖي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحٖينَۙ
-
7:22
A'raf: 22
فَدَلّٰيهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۜ وَنَادٰيهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُبٖينٌ
-
15:28
Hicr: 28
وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّٖي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
-
15:29
Hicr: 29
فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فٖيهِ مِنْ رُوحٖي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدٖينَ
-
15:30
Hicr: 30
فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ
-
15:31
Hicr: 31
اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِدٖينَ
-
15:32
Hicr: 32
قَالَ يَٓا اِبْلٖيسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِدٖينَ
-
15:33
Hicr: 33
قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
-
15:34
Hicr: 34
قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَجٖيمٌ
-
15:35
Hicr: 35
وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّٖينِ
-
15:36
Hicr: 36
قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْنٖٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ
-
15:40
Hicr: 40
اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصٖينَ
-
15:41
Hicr: 41
قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقٖيمٌ
-
15:42
Hicr: 42
اِنَّ عِبَادٖي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوٖينَ
-
38:71
Sâd: 71
اِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّٖي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ طٖينٍ
-
38:72
Sâd: 72
فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فٖيهِ مِنْ رُوحٖي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدٖينَ
-
38:73
Sâd: 73
فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ
-
38:74
Sâd: 74
اِلَّٓا اِبْلٖيسَۜ اِسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِرٖينَ
-
38:75
Sâd: 75
قَالَ يَٓا اِبْلٖيسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَالٖينَ
-
38:76
Sâd: 76
قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۜ خَلَقْتَنٖي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طٖينٍ
-
38:77
Sâd: 77
قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَجٖيمٌۚ
-
38:78
Sâd: 78
وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَتٖٓي اِلٰى يَوْمِ الدّٖينِ
-
38:79
Sâd: 79
قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْنٖٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ
-
38:80
Sâd: 80
قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرٖينَۙ
-
38:81
Sâd: 81
اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ
-
38:82
Sâd: 82
قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَعٖينَۙ
-
38:83
Sâd: 83
اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصٖينَ
-
38:84
Sâd: 84
قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ
-
38:85
Sâd: 85
لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَعٖينَ