• 2:18 Bakara: 18

    (O münafıklar) Onlar sağırlar, dilsizler ve körler gibidirler. Bundan dolayı da onlar (fasıklıktan ve münafıklıktan) artık geri dönemezler. (Tekrar Hakka ve hayra yönelmeyeceklerdir.)

  • 2:171 Bakara: 171

    İnkâr edenlerin örneği, sadece (çobanların) bağırıp çağırmasından başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeden ve sürekli) haykıran (bir hayvanın) misali gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akledemez (doğru düşünüp değerlendiremez)ler.

  • 5:71 Maide: 71

    (Sapkın İsrailoğulları ve Allah’ın diğer kulları, yaptıkları zulüm ve kötülüklerden dolayı başlarına) Bir fitne olmayacak (bir bela sarılmayacak, ettikleri yanlarına kâr kalacak) sandılar da (hakikat çağrılarına karşı) körleştiler, sağırlaştılar. (İlgisiz ve duyarsız davrandılar.) Sonra Allah, (pişmanlık ve) tevbelerini kabul etti, (ama) onlardan çoğunluğu (tekrar kalben) körleştiler, sağırlaştılar. Allah (bunların) yapmakta olduklarını (geçmişte de, bugün de, gelecekte de) Görendir (ve cezalarını verecektir).

  • 6:39 En'am: 39

    Bizim ayetlerimizi yalan (gereksiz ve geçersiz) sayanlar, (küfür ve kötülük) karanlıkları içinde (kalmış) sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, (müstahak olanlardan) kimi dilerse onu şaşırtıp saptırır, (layık olanlardan) kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzerinde kılmaktadır.

  • 8:22 Enfâl: 22

    (Zira) Allah katında yerde debelenip dolaşan canlıların en şerlisi (ve en değersizi) aklını kullanmayan (gerçeklere kulak tıkayan ve Hakkı konuşmayan) sağır ve dilsizler (gibi davranan kimseler)dir.

  • 11:24 Hud: 24

    Bu iki grubun (iman ve itaat ehliyle, inkâr ve itiraz kesiminin) örneği; kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Örnek (ve ölçü olarak hiç) bunlar eşit olabilir mi? Hâlâ öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz? (Hakikat bu denli açıktır.)

  • 17:97 İsrâ: 97

    Allah, (aklını ve vicdanını kullanıp, imanı ve İslam’ı tercih ettiğinden) kimi hidayete erdirirse, işte o, (haklı ve hayırlı) yola erişmiştir; (ama küfrü ve kötülüğü tercih ettiklerinden dolayı) kimi de saptırırsa, onlar için de O'nun (Yüce Mevlâ’nın) dışında asla veliler (sahipler ve himaye ediciler) bulamazsın. Kıyamet günü, Biz onları (inkârcıları ve münafıkları) yüzükoyun (sürünecek şekilde) körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi azalıp söndükçe, çılgın alevini (tekrar) onlara artırıp (azap edeceğiz).

  • 21:45 Enbiya: 45

    (Ey Nebim, müşriklere) De ki: “Ben sizi ancak (Allah’ın Bana) vahy(ettikleri Kur’an-ı Kerim ayetleri) ile uyarıp-korkutuyorum. Ama sağır olanlar, korkutulup uyarıldıkları zaman da, bu çağrıya kulak vermemektedirler-işitmemektedirler.”

  • 25:73 Furkan: 73

    Ve onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatılıp anlatıldığında, bunlara karşı sağır ve kör (gibi ilgisiz ve isteksiz) davranmayan (hemen kendilerini toparlayıp Kur’an’ı anlamaya ve uygulamaya çalışan mü’min) kimselerdir.

  • 27:80 Neml: 80

    Şüphesiz Sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara (ve Kur’an’a karşı sığır gibi davrananlara) da (yaptığın) çağrıyı işittiremezsin.

  • 30:52 Rum: 52

    (Ey Resulüm!) Şimdi Sen, (kalpleri) ölülere kesinlikle (söz) işittirip (uyandıramazsın) ve arkalarını dönüp giden (insan görünümlü) sağırlara da (Hakk) çağrıyı dinletip duyuramazsın. (Öyle ise sığırların ve sağırların Hakk çağrıyı duymamalarına aldırmamalıdır.)

  • 43:40 Zuhruf: 40

    (Ey Nebim!) Öyleyse sağır olanlara Sen mi dinletip (gerçeği duyuracaksın), veya (kalp gözü) kör olan ve açıkça bir sapkınlık (ve Hakk’tan uzaklık) içinde bulunanı Sen mi hidayete kavuşturacaksın?

  • 47:23 Muhammed: 23

    İşte bunlar var ya; Allah onları lanetleyip (hidayetlerini karartmış), böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör edip (kapatmıştır ki, bu yüzden İslam’a ve Kur’an’a karşı bu denli ilgisiz kalınmaktadır).

  • 2:18 Bakara: 18

    صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ

    (O münafıklar) Onlar sağırlar, dilsizler ve körler gibidirler. Bundan dolayı da onlar (fasıklıktan ve münafıklıktan) artık geri dönemezler. (Tekrar Hakka ve hayra yönelmeyeceklerdir.)

  • 2:171 Bakara: 171

    وَمَثَلُ الَّذٖينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذٖي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَٓاءً وَنِدَٓاءًۜ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

    İnkâr edenlerin örneği, sadece (çobanların) bağırıp çağırmasından başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeden ve sürekli) haykıran (bir hayvanın) misali gibidir. Onlar (manen) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akledemez (doğru düşünüp değerlendiremez)ler.

  • 5:71 Maide: 71

    وَحَسِبُٓوا اَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ فَعَمُوا وَصَمُّوا ثُمَّ تَابَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ عَمُوا وَصَمُّوا كَثٖيرٌ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ

    (Sapkın İsrailoğulları ve Allah’ın diğer kulları, yaptıkları zulüm ve kötülüklerden dolayı başlarına) Bir fitne olmayacak (bir bela sarılmayacak, ettikleri yanlarına kâr kalacak) sandılar da (hakikat çağrılarına karşı) körleştiler, sağırlaştılar. (İlgisiz ve duyarsız davrandılar.) Sonra Allah, (pişmanlık ve) tevbelerini kabul etti, (ama) onlardan çoğunluğu (tekrar kalben) körleştiler, sağırlaştılar. Allah (bunların) yapmakta olduklarını (geçmişte de, bugün de, gelecekte de) Görendir (ve cezalarını verecektir).

  • 6:39 En'am: 39

    وَالَّذٖينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِي الظُّلُمَاتِۜ مَنْ يَشَاِ اللّٰهُ يُضْلِلْهُۜ وَمَنْ يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ

    Bizim ayetlerimizi yalan (gereksiz ve geçersiz) sayanlar, (küfür ve kötülük) karanlıkları içinde (kalmış) sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, (müstahak olanlardan) kimi dilerse onu şaşırtıp saptırır, (layık olanlardan) kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzerinde kılmaktadır.

  • 8:22 Enfâl: 22

    اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذٖينَ لَا يَعْقِلُونَ

    (Zira) Allah katında yerde debelenip dolaşan canlıların en şerlisi (ve en değersizi) aklını kullanmayan (gerçeklere kulak tıkayan ve Hakkı konuşmayan) sağır ve dilsizler (gibi davranan kimseler)dir.

  • 11:24 Hud: 24

    مَثَلُ الْفَرٖيقَيْنِ كَالْاَعْمٰى وَالْاَصَمِّ وَالْبَصٖيرِ وَالسَّمٖيعِۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟

    Bu iki grubun (iman ve itaat ehliyle, inkâr ve itiraz kesiminin) örneği; kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Örnek (ve ölçü olarak hiç) bunlar eşit olabilir mi? Hâlâ öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz? (Hakikat bu denli açıktır.)

  • 17:97 İsrâ: 97

    وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِهٖۜ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّاۜ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَعٖيرًا

    Allah, (aklını ve vicdanını kullanıp, imanı ve İslam’ı tercih ettiğinden) kimi hidayete erdirirse, işte o, (haklı ve hayırlı) yola erişmiştir; (ama küfrü ve kötülüğü tercih ettiklerinden dolayı) kimi de saptırırsa, onlar için de O'nun (Yüce Mevlâ’nın) dışında asla veliler (sahipler ve himaye ediciler) bulamazsın. Kıyamet günü, Biz onları (inkârcıları ve münafıkları) yüzükoyun (sürünecek şekilde) körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi azalıp söndükçe, çılgın alevini (tekrar) onlara artırıp (azap edeceğiz).

  • 21:45 Enbiya: 45

    قُلْ اِنَّمَٓا اُنْذِرُكُمْ بِالْوَحْيِۘ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَٓاءَ اِذَا مَا يُنْذَرُونَ

    (Ey Nebim, müşriklere) De ki: “Ben sizi ancak (Allah’ın Bana) vahy(ettikleri Kur’an-ı Kerim ayetleri) ile uyarıp-korkutuyorum. Ama sağır olanlar, korkutulup uyarıldıkları zaman da, bu çağrıya kulak vermemektedirler-işitmemektedirler.”

  • 25:73 Furkan: 73

    وَالَّذٖينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا

    Ve onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatılıp anlatıldığında, bunlara karşı sağır ve kör (gibi ilgisiz ve isteksiz) davranmayan (hemen kendilerini toparlayıp Kur’an’ı anlamaya ve uygulamaya çalışan mü’min) kimselerdir.

  • 27:80 Neml: 80

    اِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِرٖينَ

    Şüphesiz Sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara (ve Kur’an’a karşı sığır gibi davrananlara) da (yaptığın) çağrıyı işittiremezsin.

  • 30:52 Rum: 52

    فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِرٖينَ

    (Ey Resulüm!) Şimdi Sen, (kalpleri) ölülere kesinlikle (söz) işittirip (uyandıramazsın) ve arkalarını dönüp giden (insan görünümlü) sağırlara da (Hakk) çağrıyı dinletip duyuramazsın. (Öyle ise sığırların ve sağırların Hakk çağrıyı duymamalarına aldırmamalıdır.)

  • 43:40 Zuhruf: 40

    اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ فٖي ضَلَالٍ مُبٖينٍ

    (Ey Nebim!) Öyleyse sağır olanlara Sen mi dinletip (gerçeği duyuracaksın), veya (kalp gözü) kör olan ve açıkça bir sapkınlık (ve Hakk’tan uzaklık) içinde bulunanı Sen mi hidayete kavuşturacaksın?

  • 47:23 Muhammed: 23

    اُو۬لٰٓئِكَ الَّذٖينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ

    İşte bunlar var ya; Allah onları lanetleyip (hidayetlerini karartmış), böylece (kulaklarını) sağırlaştırmış ve basiret (göz)lerini de kör edip (kapatmıştır ki, bu yüzden İslam’a ve Kur’an’a karşı bu denli ilgisiz kalınmaktadır).