-
9:12
Tevbe: 12
Eğer antlaşmalarından sonra (tekrar) yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışıp savaşın. (Kâfir ve zalim odakların beyin takımını hedef alın.) Çünkü onların yeminleri(ne sadakatleri) yoktur. (Bu ciddi ve cesaretli tavrınız nedeniyle) Olur ki vazgeçip cayacaklardır.
-
11:17
Hud: 17
Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine O'ndan (Allah tarafından görevli) bir şahit (her amelini kaydedici melek) izleyip duran ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (kendisini doğrulamakta) olan kimse, (Hz. Muhammed AS ve ümmeti artık onlar) gibi midir? (İnkârcılarla bir midir?) İşte onlar (Müslümanlar) Buna (Kur'an'a bütünüyle ve samimiyetle) iman etmektedirler. Artık hangi topluluk (hangi hizip ve ekip) Onu (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı tamamen veya kısmen) inkâr ederse, ona va’ad edilen yer (cehennem) ateştir. Öyleyse bundan hiç kuşkun olmasın, çünkü O Rabbinden olan bir Hakk’tır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar. (İnanmayacaklardır.)
-
13:7
Ra'd: 7
Kâfirler derler ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya." (Oysa) Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve bütün toplumlar için bir hidayet önderi makamındasın (veya; her kavmin İslam’ı öğretecek ve yol gösterecek kendi "hâdi"leri ve Mehdileri vardır).
-
21:73
Enbiya: 73
Onları (Hz. İbrahim ve evlatlarını), Bizim emrimizle hidayete vesile olan (ibadet ve istikamet yoluna çağıran) imamlar (ve önderler) kıldık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât dağıtmayı vahyedip (uygulattık). Onlar (sadece samimiyetle) Bize ibadet eden (seçkin kullarımızdı.)
-
25:74
Furkan: 74
Ve onlar: “Rabbimiz, eşlerimizden ve soyumuzdan bize, gözümüzün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl” (ki; şuurlu, onurlu ve huzurlu yaşanacak bir düzene ve döneme rehberlik yapalım) diyenlerdir. (Ve bu yönde çaba gösterenlerdir.)
-
28:5
Kasas: 5
Biz ise yeryüzünde (her yerde ve her devirde) zayıf düşürülen kimselere (aciz ve çaresiz hale getirilip ezilen; inanç, itaat ve cihad ehline) lütufta bulunup (nimet ve faziletimizi tattırmak), onları (devlet, hükümet ve siyaset) önderleri kılmak istiyorduk; ki böylece (ülkelerindeki ve yeryüzündeki imkân ve iktidarlara onları) mirasçı yapmayı (amaçlamıştık).
-
28:41
Kasas: 41
Biz onları (inkâr ve isyanları nedeniyle) ateşe çağıran (zulüm ve kötülük) önderleri kıldık; kıyamet günü ise (ne kendileri ne de peşlerinden sürükledikleri, kesinlikle ve hiç kimseden destek ve) yardım görmeyeceklerdir.
-
32:24
Secde: 24
(Ayrıca, nefsin kötü arzularına ve hayatın zorluklarına) Sabretmeleri ve ayetlerimize yakinen (kesinlikle ve şüphesiz) iman etmeleri (hatırına, takdir) emrimizle onların içinden hidayet rehberi olan önderler tayin edip (çıkarmıştık).
-
9:12
Tevbe: 12
وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا فٖي دٖينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ
Eğer antlaşmalarından sonra (tekrar) yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle çarpışıp savaşın. (Kâfir ve zalim odakların beyin takımını hedef alın.) Çünkü onların yeminleri(ne sadakatleri) yoktur. (Bu ciddi ve cesaretli tavrınız nedeniyle) Olur ki vazgeçip cayacaklardır.
-
11:17
Hud: 17
اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّهٖ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِهٖ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهٖۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِهٖ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ فٖي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ
Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine O'ndan (Allah tarafından görevli) bir şahit (her amelini kaydedici melek) izleyip duran ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (kendisini doğrulamakta) olan kimse, (Hz. Muhammed AS ve ümmeti artık onlar) gibi midir? (İnkârcılarla bir midir?) İşte onlar (Müslümanlar) Buna (Kur'an'a bütünüyle ve samimiyetle) iman etmektedirler. Artık hangi topluluk (hangi hizip ve ekip) Onu (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı tamamen veya kısmen) inkâr ederse, ona va’ad edilen yer (cehennem) ateştir. Öyleyse bundan hiç kuşkun olmasın, çünkü O Rabbinden olan bir Hakk’tır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar. (İnanmayacaklardır.)
-
13:7
Ra'd: 7
وَيَقُولُ الَّذٖينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّهٖۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ۟
Kâfirler derler ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya." (Oysa) Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve bütün toplumlar için bir hidayet önderi makamındasın (veya; her kavmin İslam’ı öğretecek ve yol gösterecek kendi "hâdi"leri ve Mehdileri vardır).
-
21:73
Enbiya: 73
وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَاٖيتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِدٖينَۙ
Onları (Hz. İbrahim ve evlatlarını), Bizim emrimizle hidayete vesile olan (ibadet ve istikamet yoluna çağıran) imamlar (ve önderler) kıldık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât dağıtmayı vahyedip (uygulattık). Onlar (sadece samimiyetle) Bize ibadet eden (seçkin kullarımızdı.)
-
25:74
Furkan: 74
وَالَّذٖينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقٖينَ اِمَامًا
Ve onlar: “Rabbimiz, eşlerimizden ve soyumuzdan bize, gözümüzün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl” (ki; şuurlu, onurlu ve huzurlu yaşanacak bir düzene ve döneme rehberlik yapalım) diyenlerdir. (Ve bu yönde çaba gösterenlerdir.)
-
28:5
Kasas: 5
وَنُرٖيدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذٖينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثٖينَۙ
Biz ise yeryüzünde (her yerde ve her devirde) zayıf düşürülen kimselere (aciz ve çaresiz hale getirilip ezilen; inanç, itaat ve cihad ehline) lütufta bulunup (nimet ve faziletimizi tattırmak), onları (devlet, hükümet ve siyaset) önderleri kılmak istiyorduk; ki böylece (ülkelerindeki ve yeryüzündeki imkân ve iktidarlara onları) mirasçı yapmayı (amaçlamıştık).
-
28:41
Kasas: 41
وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ
Biz onları (inkâr ve isyanları nedeniyle) ateşe çağıran (zulüm ve kötülük) önderleri kıldık; kıyamet günü ise (ne kendileri ne de peşlerinden sürükledikleri, kesinlikle ve hiç kimseden destek ve) yardım görmeyeceklerdir.
-
32:24
Secde: 24
وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ
(Ayrıca, nefsin kötü arzularına ve hayatın zorluklarına) Sabretmeleri ve ayetlerimize yakinen (kesinlikle ve şüphesiz) iman etmeleri (hatırına, takdir) emrimizle onların içinden hidayet rehberi olan önderler tayin edip (çıkarmıştık).
-
9:12
Tevbe: 12
وَاِنْ نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا فٖي دٖينِكُمْ فَقَاتِلُٓوا اَئِمَّةَ الْكُفْرِۙ اِنَّهُمْ لَٓا اَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ
-
11:17
Hud: 17
اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّهٖ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِهٖ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهٖۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِهٖ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ فٖي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ
-
13:7
Ra'd: 7
وَيَقُولُ الَّذٖينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّهٖۜ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُنْذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ۟
-
21:73
Enbiya: 73
وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَاٖيتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِدٖينَۙ
-
25:74
Furkan: 74
وَالَّذٖينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقٖينَ اِمَامًا
-
28:5
Kasas: 5
وَنُرٖيدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذٖينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثٖينَۙ
-
28:41
Kasas: 41
وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ لَا يُنْصَرُونَ
-
32:24
Secde: 24
وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ