-
13:10
Ra'd: 10
Sizden kim sözünü=özünü saklı tutsa da, onu açığa vursa da (hepsi Allah’ın bilgisi dahilindedir), geceleyin gizlenen kimse(ler) de ve gündüzün (görünüp) ortalıkta gezen kişi(ler) de eşittir (bunları bilme bakımından O’nun katında hepsi birdir).
-
13:39
Ra'd: 39
Allah (bu kader programında yazılanlardan), dilediğini (değiştirip silerek) ortadan kaldırır ve (istediğini de yerinde) bırakır. Kitabın anası (ezeli takdir, tayin ve tanzim programının aslı) ise O'nun katındadır.
-
37:55
Sâffât: 55
Derken, birden muttali olup (farkına varıp) bakıverdi, o şahsı (ahireti inkâr eden tanıdığını) 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü (ve bağırdı).
-
38:22
Sâd: 22
O vakit Davud'un (yanına) girdiklerinde o, onlardan ürkmüş (ve sakınmıştı.) Dediler ki: "Korkma (biz) iki davacıyız, birimiz diğerimize haksızlık yaptığı (iddiasındayız.) Şimdi sen aramızda Hakk ile hükmet, (vicdani) kararında (taraf tutup) zulme sapma ve bizi doğru yolun ortasına yöneltip (barışa) ulaştır.”
-
100:5
Âdiyât: 5
Ve (böylece zalim) topluluğun tam ortasına (ekonomik ve askeri karargâhlarına) dalanlara! (Yemin olsun.) [Not: Adiyat Suresinin bu ilk beş ayeti, mucizevi bir şekilde; Amerika’daki ikiz kulelere yönelik 11 Eylül 2001 saldırılarını da hatırlatmaktadır. Etkisi ve paniği hâlâ devam eden bu korkunç hadisenin, kullanılan araç gereçleriyle, yapılış şekliyle, meydana geliş vakti-saatiyle, çok önemli stratejik merkezlere yönelmesiyle, sebebiyet verdiği dehşetli toz bulutları ve yağlı duman neticeleriyle ve üstelik aynen yapılış sırası ile; 1445 yıl önceden işaret edilmesi üzerinde dikkatle ve ibretle durulmalıdır.]
-
13:10
Ra'd: 10
سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِهٖ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ
Sizden kim sözünü=özünü saklı tutsa da, onu açığa vursa da (hepsi Allah’ın bilgisi dahilindedir), geceleyin gizlenen kimse(ler) de ve gündüzün (görünüp) ortalıkta gezen kişi(ler) de eşittir (bunları bilme bakımından O’nun katında hepsi birdir).
-
13:39
Ra'd: 39
يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ وَيُثْبِتُۚ وَعِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ
Allah (bu kader programında yazılanlardan), dilediğini (değiştirip silerek) ortadan kaldırır ve (istediğini de yerinde) bırakır. Kitabın anası (ezeli takdir, tayin ve tanzim programının aslı) ise O'nun katındadır.
-
37:55
Sâffât: 55
فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ فٖي سَوَٓاءِ الْجَحٖيمِ
Derken, birden muttali olup (farkına varıp) bakıverdi, o şahsı (ahireti inkâr eden tanıdığını) 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü (ve bağırdı).
-
38:22
Sâd: 22
اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْۚ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَٓا اِلٰى سَوَٓاءِ الصِّرَاطِ
O vakit Davud'un (yanına) girdiklerinde o, onlardan ürkmüş (ve sakınmıştı.) Dediler ki: "Korkma (biz) iki davacıyız, birimiz diğerimize haksızlık yaptığı (iddiasındayız.) Şimdi sen aramızda Hakk ile hükmet, (vicdani) kararında (taraf tutup) zulme sapma ve bizi doğru yolun ortasına yöneltip (barışa) ulaştır.”
-
100:5
Âdiyât: 5
فَوَسَطْنَ بِهٖ جَمْعًاۙ
Ve (böylece zalim) topluluğun tam ortasına (ekonomik ve askeri karargâhlarına) dalanlara! (Yemin olsun.) [Not: Adiyat Suresinin bu ilk beş ayeti, mucizevi bir şekilde; Amerika’daki ikiz kulelere yönelik 11 Eylül 2001 saldırılarını da hatırlatmaktadır. Etkisi ve paniği hâlâ devam eden bu korkunç hadisenin, kullanılan araç gereçleriyle, yapılış şekliyle, meydana geliş vakti-saatiyle, çok önemli stratejik merkezlere yönelmesiyle, sebebiyet verdiği dehşetli toz bulutları ve yağlı duman neticeleriyle ve üstelik aynen yapılış sırası ile; 1445 yıl önceden işaret edilmesi üzerinde dikkatle ve ibretle durulmalıdır.]
-
13:10
Ra'd: 10
سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِهٖ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ
-
13:39
Ra'd: 39
يَمْحُوا اللّٰهُ مَا يَشَٓاءُ وَيُثْبِتُۚ وَعِنْدَهُٓ اُمُّ الْكِتَابِ
-
37:55
Sâffât: 55
فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ فٖي سَوَٓاءِ الْجَحٖيمِ
-
38:22
Sâd: 22
اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْۚ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَٓا اِلٰى سَوَٓاءِ الصِّرَاطِ
-
100:5
Âdiyât: 5
فَوَسَطْنَ بِهٖ جَمْعًاۙ