-
29:6
Ankebut: 6
(Hakk hâkim olsun, ülkemizde ve yeryüzünde Adalet Nizamı kurulsun diye) Kim cihad ederse, o ancak kendi nefsinin faydası için çaba göstermiştir. (Cihadın, adil devlet, izzet ve emniyet gibi dünyevi menfaatleri de; ebedi saadet ve cennet gibi uhrevi mükâfatları da kişinin kendi çıkarı gereğidir.) Allah âlemlerden Müstağnidir (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir).
-
64:6
Teğabün: 6
Bu (azap), elçileri kendilerine apaçık belgelerle geldiği halde, onların: "Bizi bir beşer (benzerimiz bir kişi) mi hidayete ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden inkâr edip saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi (gösterecektir). Allah Ğaniy'dir, Hamîd'dir (sınırsız zengin, övgüye ve şükre layık olandır).
-
80:5
Abese: 5
Amma (şu malına mülküne güvenip de Allah’a ve İslam’a) ihtiyaç duymayana gelince;
-
80:6
Abese: 6
Sen, ona yönelip ilgi ve iltifat gösteriyorsun (ve sözüne kulak veriyorsun, iyi de);
-
80:7
Abese: 7
Onun (İslam’ı kabul etmeyip, küfür kirinden) temizlenmemesinden Sana ne? (Sen ancak tebliğle görevlisin.)
-
92:8
Leyl: 8
Fakat her kim de cimrilik ve bencillik ederek (ilim, servet ve şöhretine güvenerek) kendisini (Hakk davadan ve hayırlı çağrıdan) müstağni sayarak (hizmete ve teslimiyete ihtiyaç duymazsa),
-
92:9
Leyl: 9
Ve en güzel olan (Hakk çağrıyı ve İslami barış esaslarını) da yalan sayarsa (en gerekli daveti yapanı ve en gerçekçi davayı savunanı yalanlar ve karşı çıkarsa),
-
92:10
Leyl: 10
Biz ona da en zorlu (ve zararlı) olanı (kötülük yollarını ve azaba uğramasını) kolaylaştıracağız (böylece adım adım rezalet ve felaketlere hazırlayacağız).
-
96:6
Alak: 6
(Ama buna rağmen) Hayır; gerçekten insan, (eline imkân ve fırsat geçince, maalesef rütbesine ve servetine güvenerek şımarıp) azgınlaşmakta ve haddini aşmaktadır.
-
96:7
Alak: 7
(Acizliğine ve çaresizliğine rağmen) Kendisini müstağni (ve müstesna) gördüğünden (ve artık kimseye ihtiyacım kalmadı zannettiğinden böyle davranmaktadır).
-
29:6
Ankebut: 6
وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِهٖۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمٖينَ
(Hakk hâkim olsun, ülkemizde ve yeryüzünde Adalet Nizamı kurulsun diye) Kim cihad ederse, o ancak kendi nefsinin faydası için çaba göstermiştir. (Cihadın, adil devlet, izzet ve emniyet gibi dünyevi menfaatleri de; ebedi saadet ve cennet gibi uhrevi mükâfatları da kişinin kendi çıkarı gereğidir.) Allah âlemlerden Müstağnidir (hiç kimseye ve hiçbir şeye muhtaç değildir).
-
64:6
Teğabün: 6
ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْتٖيهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَمٖيدٌ
Bu (azap), elçileri kendilerine apaçık belgelerle geldiği halde, onların: "Bizi bir beşer (benzerimiz bir kişi) mi hidayete ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden inkâr edip saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi (gösterecektir). Allah Ğaniy'dir, Hamîd'dir (sınırsız zengin, övgüye ve şükre layık olandır).
-
80:5
Abese: 5
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ
Amma (şu malına mülküne güvenip de Allah’a ve İslam’a) ihtiyaç duymayana gelince;
-
80:6
Abese: 6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
Sen, ona yönelip ilgi ve iltifat gösteriyorsun (ve sözüne kulak veriyorsun, iyi de);
-
80:7
Abese: 7
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ
Onun (İslam’ı kabul etmeyip, küfür kirinden) temizlenmemesinden Sana ne? (Sen ancak tebliğle görevlisin.)
-
92:8
Leyl: 8
وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ
Fakat her kim de cimrilik ve bencillik ederek (ilim, servet ve şöhretine güvenerek) kendisini (Hakk davadan ve hayırlı çağrıdan) müstağni sayarak (hizmete ve teslimiyete ihtiyaç duymazsa),
-
92:9
Leyl: 9
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ
Ve en güzel olan (Hakk çağrıyı ve İslami barış esaslarını) da yalan sayarsa (en gerekli daveti yapanı ve en gerçekçi davayı savunanı yalanlar ve karşı çıkarsa),
-
92:10
Leyl: 10
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ
Biz ona da en zorlu (ve zararlı) olanı (kötülük yollarını ve azaba uğramasını) kolaylaştıracağız (böylece adım adım rezalet ve felaketlere hazırlayacağız).
-
96:6
Alak: 6
كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ
(Ama buna rağmen) Hayır; gerçekten insan, (eline imkân ve fırsat geçince, maalesef rütbesine ve servetine güvenerek şımarıp) azgınlaşmakta ve haddini aşmaktadır.
-
96:7
Alak: 7
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ
(Acizliğine ve çaresizliğine rağmen) Kendisini müstağni (ve müstesna) gördüğünden (ve artık kimseye ihtiyacım kalmadı zannettiğinden böyle davranmaktadır).
-
29:6
Ankebut: 6
وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِهٖۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمٖينَ
-
64:6
Teğabün: 6
ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْتٖيهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَمٖيدٌ
-
80:5
Abese: 5
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ
-
80:6
Abese: 6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
-
80:7
Abese: 7
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ
-
92:8
Leyl: 8
وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ
-
92:9
Leyl: 9
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ
-
92:10
Leyl: 10
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ
-
96:6
Alak: 6
كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ
-
96:7
Alak: 7
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ