-
11:100
Hud: 100
(Ey Resulüm!) Bunlar, Sana (doğru bilgi ve ibretlik kıssa olarak) aktardıklarımız; (geçmişteki nesillerin ve) ülkelerin haberleridir. Onlardan kimi ayakta kalmış, (hâlâ tarihi eser kalıntıları devam etmektedir, kimi de) biçilmiş ekin (gibi yerle bir edilmiş, izleri silinmiş)dir.
-
12:3
Yusuf: 3
Biz bu Kur'an'ı vahyetmekle Sana kıssaların (ibretli ve hikmetli tarihi olayların) en güzelini aktarıyoruz; oysa daha önce Sen bundan haberdar değildin.
-
12:111
Yusuf: 111
Andolsun, şu kesin bir gerçektir ki; onların (Enbiya ve Evliyanın Kur’an’da anlatılan) kıssaları, temiz akıl sahipleri (ve vicdan ehli) için (pek çok) ibretler içermektedir. (Bu Kur’an) Düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin (kutsal metinlerin ve nebilerin) tasdikçisidir, (huzur ve kurtuluşa dair) her şeyin çeşitli biçimlerde ve anlaşılır şekilde izah edilmesidir ve iman edecek bir topluluk için (elbette) bir hidayet ve rahmettir.
-
11:100
Hud: 100
ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَصٖيدٌ
(Ey Resulüm!) Bunlar, Sana (doğru bilgi ve ibretlik kıssa olarak) aktardıklarımız; (geçmişteki nesillerin ve) ülkelerin haberleridir. Onlardan kimi ayakta kalmış, (hâlâ tarihi eser kalıntıları devam etmektedir, kimi de) biçilmiş ekin (gibi yerle bir edilmiş, izleri silinmiş)dir.
-
12:3
Yusuf: 3
نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِهٖ لَمِنَ الْغَافِلٖينَ
Biz bu Kur'an'ı vahyetmekle Sana kıssaların (ibretli ve hikmetli tarihi olayların) en güzelini aktarıyoruz; oysa daha önce Sen bundan haberdar değildin.
-
12:111
Yusuf: 111
لَقَدْ كَانَ فٖي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۜ مَا كَانَ حَدٖيثًا يُفْتَرٰى وَلٰكِنْ تَصْدٖيقَ الَّذٖي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصٖيلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Andolsun, şu kesin bir gerçektir ki; onların (Enbiya ve Evliyanın Kur’an’da anlatılan) kıssaları, temiz akıl sahipleri (ve vicdan ehli) için (pek çok) ibretler içermektedir. (Bu Kur’an) Düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin (kutsal metinlerin ve nebilerin) tasdikçisidir, (huzur ve kurtuluşa dair) her şeyin çeşitli biçimlerde ve anlaşılır şekilde izah edilmesidir ve iman edecek bir topluluk için (elbette) bir hidayet ve rahmettir.
-
11:100
Hud: 100
ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَصٖيدٌ
-
12:3
Yusuf: 3
نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِهٖ لَمِنَ الْغَافِلٖينَ
-
12:111
Yusuf: 111
لَقَدْ كَانَ فٖي قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۜ مَا كَانَ حَدٖيثًا يُفْتَرٰى وَلٰكِنْ تَصْدٖيقَ الَّذٖي بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصٖيلَ كُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ