-
4:130
Nisa: 130
Eğer (evli erkek ve kadın) ikisi de (kendi rızaları ve karşılıklı anlaşma sonucu bu evliliği yürütemeyerek boşanıp) ayrılacak olurlarsa (korkmasınlar), Allah her birine 'genişlik (rızık ve ihsan) kaynaklarından' kazandırır (ihtiyaçlardan kurtarır). Allah, (rahmetiyle) çok Geniş (ve yeterli) olandır, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
-
37:45
Sâffât: 45
(Cennet hizmetçileri Main şarabından ve öz) Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle onların çevrelerinde dolaşacaktır.
-
39:21
Zümer: 21
Görmüyor musun; gerçekten Allah gökyüzünden (yağmur ve karla) su indiriyor da onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçiriyor; sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra (bir de) görüyorsun ki bunlar kurumaya başlıyor, böylece sararıp (gidiyor). Ardından da sadece çer çöp olmuş kırıntılar kılıyor. (İşte sizin dünya hayatınız da buna benziyor.) Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikir) vardır.
-
54:12
Kamer: 12
Yer (dibin)deki (suları) da coşkun kaynaklar halinde fışkırttık. Böylece sular, takdir edilmiş bir işe (Nuh kavminin helakine) karşı birleşip (her tarafı kaplamıştı).
-
76:6
İnsan: 6
(Onun çıktığı öyle bir pınardır ki) Allah'ın (mü’min) kullarının kendisinden içtikleri bir kaynaktır; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtarak (zevkü sefa süreceklerdir).
-
83:28
Mutaffifîn: 28
(Öyle temiz ve leziz) Bir kaynak ki (sadece Rabbine) yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içeceklerdir.
-
88:5
Gâşiye: 5
(Hiddet ve şiddetle) Kaynayan (boğazı ve iç organları yakıp kavuran) bir kaynaktan içmeye (mecbur kalacaklardır).
-
88:12
Gâşiye: 12
Orada (cennet yurdunda) 'durmaksızın akan' bir kaynak (pınarlar) vardır.
-
4:130
Nisa: 130
وَاِنْ يَتَفَرَّقَا يُغْنِ اللّٰهُ كُلًّا مِنْ سَعَتِهٖۜ وَكَانَ اللّٰهُ وَاسِعًا حَكٖيمًا
Eğer (evli erkek ve kadın) ikisi de (kendi rızaları ve karşılıklı anlaşma sonucu bu evliliği yürütemeyerek boşanıp) ayrılacak olurlarsa (korkmasınlar), Allah her birine 'genişlik (rızık ve ihsan) kaynaklarından' kazandırır (ihtiyaçlardan kurtarır). Allah, (rahmetiyle) çok Geniş (ve yeterli) olandır, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
-
37:45
Sâffât: 45
يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَعٖينٍۙ
(Cennet hizmetçileri Main şarabından ve öz) Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle onların çevrelerinde dolaşacaktır.
-
39:21
Zümer: 21
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَابٖيعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهٖ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَهٖيجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًاۜ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟
Görmüyor musun; gerçekten Allah gökyüzünden (yağmur ve karla) su indiriyor da onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçiriyor; sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra (bir de) görüyorsun ki bunlar kurumaya başlıyor, böylece sararıp (gidiyor). Ardından da sadece çer çöp olmuş kırıntılar kılıyor. (İşte sizin dünya hayatınız da buna benziyor.) Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikir) vardır.
-
54:12
Kamer: 12
وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ
Yer (dibin)deki (suları) da coşkun kaynaklar halinde fışkırttık. Böylece sular, takdir edilmiş bir işe (Nuh kavminin helakine) karşı birleşip (her tarafı kaplamıştı).
-
76:6
İnsan: 6
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجٖيرًا
(Onun çıktığı öyle bir pınardır ki) Allah'ın (mü’min) kullarının kendisinden içtikleri bir kaynaktır; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtarak (zevkü sefa süreceklerdir).
-
83:28
Mutaffifîn: 28
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ
(Öyle temiz ve leziz) Bir kaynak ki (sadece Rabbine) yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içeceklerdir.
-
88:5
Gâşiye: 5
تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ
(Hiddet ve şiddetle) Kaynayan (boğazı ve iç organları yakıp kavuran) bir kaynaktan içmeye (mecbur kalacaklardır).
-
88:12
Gâşiye: 12
فٖيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ
Orada (cennet yurdunda) 'durmaksızın akan' bir kaynak (pınarlar) vardır.
-
4:130
Nisa: 130
وَاِنْ يَتَفَرَّقَا يُغْنِ اللّٰهُ كُلًّا مِنْ سَعَتِهٖۜ وَكَانَ اللّٰهُ وَاسِعًا حَكٖيمًا
-
37:45
Sâffât: 45
يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَعٖينٍۙ
-
39:21
Zümer: 21
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ يَنَابٖيعَ فِي الْاَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهٖ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ يَهٖيجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُ حُطَامًاۜ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ۟
-
54:12
Kamer: 12
وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ
-
76:6
İnsan: 6
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجٖيرًا
-
83:28
Mutaffifîn: 28
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ
-
88:5
Gâşiye: 5
تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ
-
88:12
Gâşiye: 12
فٖيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ