-
2:139
Bakara: 139
De ki: "O bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, bizimle Allah hakkında (sözde kanıtlarla) tartışmalara mı giriyorsunuz? (Oysa) Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz de sizindir. Biz, O'na gönülden bağlanmış (gösterişten ve art niyetten uzak, samimi) muhlis kimseleriz."
-
4:174
Nisa: 174
Ey insanlar! Rabbinizden size (Resulüllah gibi) 'kesin bir kanıt (bürhan)' gelmiş ve size apaçık bir nur (hikmet ve hidayet kaynağı olarak Kur'an’ı) indirmiş (bulunmaktayız).
-
12:24
Yusuf: 24
Andolsun kadın onu çok arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (bürhan)ını (ve vicdanına doğan uyarı ilhamlarını) görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamış (ve kalbi ona kaymıştı). Böylelikle Biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona takva ve duyarlılık bağışlamıştık). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı.
-
23:117
Mü'minun: 117
Her kim Allah ile birlikte başka bir ilaha dua edip yalvarırsa (yani: “Biz de Müslümanız, Allah’a inanmışız ama, filan kişi ve kesimlerin gücünü ve kudretini de kabul etmek ve onların himayesine girmek lazım” diyerek, bazı şahısları veya güç odaklarını tanrılaştırıp tapınırsa) ki -bunu (haklı gösterecek) hiçbir bürhanı (ve bahanesi) geçerli değildir- o kimsenin hesabı (sorgulanıp cezalandırılması) ancak Rabbinin indindedir. Şurası muhakkak ki (gizli veya açık) inkâr edenler asla iflah olup (başarıya erişemeyeceklerdir).
-
2:139
Bakara: 139
قُلْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ
De ki: "O bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, bizimle Allah hakkında (sözde kanıtlarla) tartışmalara mı giriyorsunuz? (Oysa) Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz de sizindir. Biz, O'na gönülden bağlanmış (gösterişten ve art niyetten uzak, samimi) muhlis kimseleriz."
-
4:174
Nisa: 174
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ نُورًا مُبٖينًا
Ey insanlar! Rabbinizden size (Resulüllah gibi) 'kesin bir kanıt (bürhan)' gelmiş ve size apaçık bir nur (hikmet ve hidayet kaynağı olarak Kur'an’ı) indirmiş (bulunmaktayız).
-
12:24
Yusuf: 24
وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهٖۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّهٖۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَصٖينَ
Andolsun kadın onu çok arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (bürhan)ını (ve vicdanına doğan uyarı ilhamlarını) görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamış (ve kalbi ona kaymıştı). Böylelikle Biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona takva ve duyarlılık bağışlamıştık). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı.
-
23:117
Mü'minun: 117
وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِهٖۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّهٖۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ
Her kim Allah ile birlikte başka bir ilaha dua edip yalvarırsa (yani: “Biz de Müslümanız, Allah’a inanmışız ama, filan kişi ve kesimlerin gücünü ve kudretini de kabul etmek ve onların himayesine girmek lazım” diyerek, bazı şahısları veya güç odaklarını tanrılaştırıp tapınırsa) ki -bunu (haklı gösterecek) hiçbir bürhanı (ve bahanesi) geçerli değildir- o kimsenin hesabı (sorgulanıp cezalandırılması) ancak Rabbinin indindedir. Şurası muhakkak ki (gizli veya açık) inkâr edenler asla iflah olup (başarıya erişemeyeceklerdir).
-
2:139
Bakara: 139
قُلْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ
-
4:174
Nisa: 174
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكُمْ نُورًا مُبٖينًا
-
12:24
Yusuf: 24
وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهٖۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّهٖۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَصٖينَ
-
23:117
Mü'minun: 117
وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۙ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِهٖۙ فَاِنَّمَا حِسَابُهُ عِنْدَ رَبِّهٖۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ